16 Aralık Cumartesi 2017 / 28 Rebiü'l-Evvel 1439

Resûl-üs-Sakaleyn Nedir?

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Bu yazıya oy ver)
Loading...

İnsanlara ve cinne peygamber olarak gönderilen Muhammed aleyhisselâm.
Rivâyet olunur ki, Mekke’de bir ağaç, Resûl-üs-sakaleyn’in önüne gelip; “Yâ Resûlallah! Cinnîlerden bir cemâat sizinle görüşmeye gelmişler. Hüsûn denilen yerde bekliyorlar” dedi. Peygamber efendimiz buyurdu ki: “Ben bu gece cinnîler ile mülâkât etmeğe ve onlara dîn-i İslâm’ı ve Kur’ân-ı kerîmi öğretmeye emr olundum. Benimle gelecek kim vardır?” Eshâb-ı kirâm sustular. İbn-i Mes’ûd (r.anh); “Yâ Resûlallah! İzin buyurursanız ben gelebilirim” dedi. Kalkıp o yere gittiler. Resûlullah efendimiz mübârek parmağıyla bir dâire çizdi ve İbn-i Mes’ûd’a; “Bu dâire içine otur, sakın dışarı çıkma. Yoksa beni göremezsin” buyurdu. Sonra namaza durdu. Tâhâ sûresini okumaya başladı. Daha sonra cinnîler gelip Resûlullah’a uydular. Hepsi on iki bin cinnî idi. Namazdan sonra onları İslâm’a dâvet eyledi. Hepsi kabûl ettiler. (Molla Miskîn)
Resûl-üs-sakaleyn Muhammed aleyhisselâma tâbi olmak demek; O’nun gittiği yolda yürümektir. O’nun yolu, Kur’ân-ı kerîmin gösterdiği yoldur. Bu yola, dîn-i İslâm denir. O’na uymak için, önce îmân etmek, sonra müslümanlığı iyice öğrenmek, farzları yapma k, haramlardan kaçınmak, daha sonra sünnetleri yapıp mekruhlardan kaçınmak lâzımdır. Bunlardan sonra, mübahlarda (yapılması emir olunmayan ve yasak da edilmeyen şeylerde) da O’na uymaya çalışmalıdır. (Ahmed Fârûkî)

Bu yazıyı paylaşın.

PinIt

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2005-2017 www.islamiyet.gen.tr All rights reserved.
Bu sitede yer alan bilgileri kaynak göstererek yayımlayabilirsiniz.
Yukarı