23 Nisan Pazartesi 2018 / 8 Şaban 1439

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Sultanahmet Camii’nde sabah namazı buluşmalarına katıldı

1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (1 oy, ortalama: 5,00 5)
Loading...
sultanahmet-cami-sabah-namazi-sohbeti.jpg

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, sabah namazı buluşmaları kapsamında Sultanahmet Camii’nde gençlerle bir araya geldi.

Cihannüma İstanbul Buluşmaları etkinlikleri kapsamında, Sultanahmet Camii’nde sabah namazı kıldıran ve ardından gençlere hitap eden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, İslam medeniyetinin çok zor bir süreçten geçtiğini belirterek, “Genç kardeşlerimize düşen vazife, yeniden insanlığı kurtaracak, insanlığa merhamet olacak bu aziz medeniyeti ayağa kaldırmak için çaba ve gayret göstermektir.” dedi.

“İbadetin en güzel vakti gençliktir…”

Programda sabah namazının faziletlerinden bahseden Başkan Görmez, sabah vaktinin müminler için çok önemli bir vakit olduğunu söyledi.

Her fecrin mümin için yeni bir doğuş ve diriliş olduğunu belirten Başkan Görmez, “Namaz Allah’la konuşmaktır, buluşmaktır. Fatiha da Allah ile diyalogdur. Namaz Rabbimiz ile günde 5 defa bulaşmaktır. Gençler sakın namazı ertelemeyin. İbadetin en güzel vakti gençliktir.” diye konuştu.

“ Sevgili Gençler, hayatınız boyunca her doğuşu ve her dirilişi Rabbimizin divanında geçirin…”

Başkan Görmez, konuşmasında önemli tavsiyelerde bulunarak gençlere şöyle seslendi:

Sevgili gençler, hayatınız boyunca her doğuşu ve her dirilişi Rabbimizin divanında geçirin inşallah. Hayatınız boyunca her fecri, her doğuşu ve dirilişi Rabbin huzurunda geçirirsiniz inşallah. Dünyaya geldiğimizde kulağımıza ezan okudular ki biz hayatımız boyunca her doğuşu ve her dirilişi ezanla, tevhitle geçirelim. Cenab-ı Hak bizleri bu nimetten mahrum bırakmasın.

Başkan Görmez, büyük mabetler olan Sultanahmet, Süleymaniye ve Beyazıt camilerinin meskûn mahallerde olmadığı için sabah namazında gurbet yaşadığını dile getirdi.

Bu mabetlerin fecir vaktinde boş bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Başkan Görmez, “Peygamber Efendimiz hadislerinde, ‘Eğer siz sabah namazını Allah’ın divanında böyle birlikte kılmanın faziletini bilseydiniz, gücünüz yetmediği zaman sürünerek gelirdiniz.’ diyor. Ama bizler Allah bize güç vermişken, kuvvet vermişken kendimizi bu ilahi, büyük nimetten mahrum bırakmayalım.” ifadelerini kullandı.

“Bütün kâinat İslam’ın barışına, merhametine muhtaçtır…”

Başkan Görmez, İslam ümmetinin son dönemlerde zor ve büyük bir sınavdan geçtiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

Sevgili kardeşlerim, İslam ümmeti olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Bir taraftan Afrika’da açlık ve kıtlık sebebiyle birçok Müslüman kardeşimiz açlıktan hayatlarını kaybetmiş durumda. Şu anda biz burada sabah namazını eda ederken, Kenya’nın içinden, ortalarından kıyılara, şehir merkezlerine doğru, Somali’nin içinden sahillere ve büyük şehirlere doğru, susuzluktan açlıktan kurtulmak için bir damla su, bir damla ekmek bulabilmek için nice çocuklar, nice kadınlar yollardalar. Ve bütün dünya bunu temaşa ediyor. Bir taraftan da geçen hafta hep birlikte İdlib’ten yükselen masum çocuk çığlıklarına şahit olduk. Halep’te, Musul’da, Şam’da, Yemen’de, Libya’da, Arakan’da nice Müslüman kardeşlerimiz çok zor durumdalar. İslam medeniyeti çok zor bir süreçten geçiyor. Genç kardeşlerimize düşen vazife, yeniden insanlığı kurtaracak, insanlığa rahmet olan, insanlığa merhamet olacak bu aziz medeniyeti ayağa kaldırmak için çaba ve gayret göstermektir. Her an, her birimiz, yeniden İslam medeniyetini nasıl ayağa kaldırabiliriz, bunun için çalışmalıyız. Bütün insanlık İslam’ın rahmetine muhtaçtır. Bütün kâinat İslam’ın barışına, merhametine muhtaçtır. Her genç kardeşimize düşen görevler vardır. Bunun için var gücümüzle çalışmalıyız.

Sohbetin ardından, programa katılanlara çorba ikram edildi.

 

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı

Bu yazıyı paylaşın.

PinIt

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2005-2017 www.islamiyet.gen.tr All rights reserved.
Bu sitede yer alan bilgileri kaynak göstererek yayımlayabilirsiniz.
Yukarı