Kurbanlarımızla Pekişsin Kardeşliğimiz

Kardeşlerim!

Kerȋm Kitabımız, insanlığın yeryüzü serüvenini Hz. Adem’le  başlatırken,  bilvesile  haberdar  kılar  bizi yeryüzünün  ilk  kurban  hikayesinden:  İki  “Ademoğlu”, Habil ile Kâbil, birer kurban takdim eder Yaratana. Biri reddedilir dergah-ı ulȗhiyette, diğeri kabul olunur. Ve ilahi alemden hepimize duyurulur: “Kurban ancak takva sahiplerinden kabul olunur.”1

Yüce Kur’an’ımız, takva elbisesine bürünmüş bir gönül  üzerinden  bir  başka  kurban  hikayesiyle  buluşturur bizi: Uzun yıllar evlat hasretiyle tutuştu Hz. İbrahim’in yüreği. Dua edip Mevla’dan bu hasretin bitmesini diliyor ve katından “salih bir evlat” istiyordu. Ve işte beklenen ilâhî müjde  gelmiş,  malıyla,  canıyla  sınanıp  muhabbetullahını ağır bedeller ödeyerek ispat eden Halilinin duasını Rabbi kabul buyurmuştu. İsmail’di müjdelenen… Hakkında: “O halim, selim bir oğuldur.”2 buyrulan. Büyüyüp ergenlik çağına geldiğinde, çok sevgili babasının; “Yavrucuğum rüyamda   seni   boğazladığımı   gördüm.   Ne   dersin?” sualine, “Babacığım emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni  sabredenlerden  bulacaksın.”3   cevabını  veren İsmail’di o…

İşte böylesine derin hatıraları bünyesinde barındıran, kulu Rabbine yaklaştıran kurban günlerinin heyecanı bir kez daha sardı inanan gönülleri.

Muhterem Mü’minler!

Kurban, et ihtiyacı nedeniyle hayvan kesimi değil, aksine “Allah’a onların ne etleri, ne de kanları ulaşır; fakat sizden Allah’a ulaşan yalnızca takvanızdır.”4 ilahî hitabı  gereği  Allah  rızası  ve  kurbiyyeti  gözetilerek  bir ibadetin  yerine  getirilmesidir.  Kurban,  İbrahimȋ  bir sadakatin, İsmailȋ bir teslimiyetin, Muhammedȋ bir muhabbetin  ortaya  konmasıdır.  Tam  bir  yönelişle  Hakka iltica eyleyiştir kurban.5 Zira kesilen hayvanların ne etleri ne kanlarıdır Hak katında arzulanan. Hakikatte canın, sahibine sunulmasıdır kurban.

Değerli Kardeşlerim!

Kurban, dünyevileşmeye karşı ilahi bir uyarıdır aynı zamanda. Modern hayatın bireyciliğe ve ben merkezli anlayışa mahkûm ettiği insanı, “İnsan insanın cennetidir” inancına  götüren  bir  ibadettir. Ve  kurban, Rahmet Peygamberi (s.a.s)’nin tesis ettiği sevgi medeniyetinin çocukları olan bizlerin,

 

“Ben gelmedim kavga içün Benim işim sevi içün Dostun evi gönüllerdir

Gönüller yapmaya geldim ”

dizeleriyle hiçbir etnik, dini ve mezhepsel fark gözetilmeksizin kardeşçe yaşamamız gerektiği inancını salık veren bir ibadettir.

Kardeşlerim!

Kurban, cimriliğimizi tedavi eder, merhamet pınarımızı coşturur. Vermeyi, paylaşmayı yaşatır gönülden. Hesapsız dağıttıkça kurbanımızın etinden, tuttukça komşularımızın, yoksul ve yetimlerimizin ellerinden, kurbanımız  da  tutar  bizim  elimizden.  İhlâsımızı, sadakatimizi,  teslimiyetimizi  gösterir  kurbanlarımız. Cennette bir merasime dönüşür böylece bayramlarımız.

Hasılı kardeşlerim; kurban yeryüzünün insanlıkla yaşıt en eski, ama eskimeyen ibadetidir. Kurban; görünüşü itibariyle kan akıtmak olsa da, ruhu takva olan ibadettir. Kulluğumuzun inşasında ve âhiretimizin imarında ise bütün ibadetler birer vasıtadır, amaca ulaştıran araçtır. Gaye; rızayı bâriye erişmektir.

O halde kardeşlerim geliniz; Resulullah Efendimiz (s.a.s.)’in şu sözüne kulak verelim; “Âdemoğlu, kurban bayramı günlerinde Allah için kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmış olamaz.”6

ymetli Kardeşlerim!

Diyanet İşleri Başkanlığımız, halkımızın kurban ibadetini kolaylıkla  yerine getirebilmesi  amacıyla Türkiye Diyanet  Vakfı  işbirliği  ile  yirmi  yıldır  vekâlet  yoluyla kurban kesim organizasyonu düzenlemektedir. Bu organizasyonda, bağışlanan kurbanların bir bölümü ülkemizde, bir bölümü de bedelleri gönderilerek yurtdışında görevlilerimiz  nezaretinde  kestirilmektedir.  Kesilen kurbanlar, büyük bir titizlikle ihtiyaç sahiplerine dağıtılmaktadır.

Başkanlığımız, böylesine ulvi bir ibadette kardeşlerimize aracı olmanın mutluluğunu yaşarken inanan gönüller arasında sevgi, kardeşlik, birlik ve beraberlik köprüleri kurulmasına da vesile olmaktadır.

Organizasyona katılan kardeşlerimiz kurbanlarıyla Yüce Allah’a yaklaşırken diğer yandan da Afrika, Asya ve Balkanlar’daki milyonlarca Müslümana sevgi ve kardeşlik mektubu göndermektedir. Kesilen kurbanlar, bir mümin için

aş, tebessüm, mutluluğa diğer bir mümin için de huzura ve

kazanca dönüşmektedir.

Bu yılki vekaletle kurban kesimi organizasyonuna

14 ekime kadar katılımlar devam edecektir. Siz değerli cemaatimizin bu organizasyona destek vermesini arzu ediyoruz. Konuyla ilgili müftülüklerimizden ve cami görevlilerimizden  bilgi  alabilirsiniz.  Bu  vesileyle  Rabbim hep  birlikte  bizleri  bayrama  ulaştırsın.  Keseceğiniz kurbanları şimdiden kabul eylesin.

 

1 Maide, 5/27.

2 Saffât, 37/101.

3 Saffât, 37/102.

4 Hacc, 22/37.

5 Müzzemmil, 73/8.

6 Tirmizi, Edahi, 1.

 

Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Bu yazıyı paylaşın.

PinIt

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir