Dargınları Barıştırmak

Muhterem Müslümanlar!
Müminlerin ancak kardeş olduğunu ve bir binanın tuğlaları gibi kenetlenmesi gerektiğini bildiren yüce dinimiz İslam, gönül kırmayı ve kırılan gönüllerin dargın durmasını yasaklamıştır. Çünkü dargınlık, kardeşlik üzerine kurulu olan İslam toplumunun manevi yapısını zaafa uğratıp fertler arsında sevgi ve saygıyı ortadan kaldırır.
Haset, kibir, kin, cehalet gibi sebeplerle dargınlık meydana geldiğinde nasıl hareket edileceğini Cihan Peygamberi Efendimiz (s.a.v) şöyle ifade etmiştir: “Birbirinizle ilginizi kesmeyiniz, birbirinize sırt dönmeyiniz, kin tutmayınız ve hased etmeyiniz. Ey Allah’ın kulları, kardeş olunuz.” “Bir mü’minin, din kardeşini üç günden fazla terk edip küs durması helâl değildir. Üç gün geçmişse, onunla karşılaşıp selâm versin. Eğer selâmını alırsa, her ikisi de sevapta ortak olurlar. Yok, eğer selâmını almazsa, almayan günaha girmiş, selâm veren ise küs durmaktan çıkmış olur.”

Kıymetli Mü’minler!
Dargınları barıştırmak bizim dini vecibelerimizden biridir. Yüce Rabbimiz ayet-i kerimede, “Mü’minler ancak kardeştir. Kardeşlerinizin arasını bulun” buyurmaktadır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) de, “Size oruç, namaz ve sadakadan daha hayırlı bir amel haber vereyim mi? diye ashabına sordu. Ashab da: Evet, Ya Resulallah! dediler. Resul-i Ekrem de: “ İki kişinin arasını bulmaktır. Çünkü insanların arasını bozmak, kazıyıcıdır. Saçı kazır demiyorum, dini kazıyıcıdır” buyurdular.

Değerli Kardeşlerim!
“İyilik ve takvada yardımlaşın! Günahta ve düşmanlıkta yardımlaşmayın!” buyuran bir dinin mensupları olarak bize düşen, her şeyden önce başkalarını küstürecek gönülleri kıracak söz ve davranışlardan sakınmaktır. Hasbe’l-beşer böyle bir hataya düştüğümüzde de nezaket kuralları çerçevesinde özür beyan ederek kırdığımız gönlü tamir etmeliyiz. Çünkü dargın durmak insanî ilişkilerimize zarar verdiği gibi vebale girmemize de sebep olmaktadır.

Değerli Mü’minler!
Dünya fanidir. Yarın hepimiz huzur-i ilahîye çıkacağız. Bu hayatta küs durup sırtımızı döndüğümüz din kardeşimizle yarın yüz yüze geleceğiz. Amel-i salihten başka hiçbir şeyin fayda etmeyeceği o günde hayır ve iyilik hanemize konacak amellerimizden biri de barışmak için attığımız adımlardır. Öyle ise birilerinin aramızı bulmasını beklemeden gönlünü kırdığımız, küstürdüğümüz din kardeşimize barışmak için ilk adımı atan biz olalım. Cenab-ı Hak bir ayet-i kerimede: “Hesap günü için mal da evlat da fayda vermeyecek; ancak Allah’a selim bir kalp ile varan kurtulacaktır” buyurmaktadır. Selim kalp incinmeyen ve incitmeyen, küsmeyen ve küstürmeyen kalptir. Bizler de ebedi kurtuluşa ermek istiyorsak darıltıp küstürmeyen, darılıp küsmeyen bir kalp ile Allah’ın huzuruna çıkmaya çalışalım.

Sadık OKUR
Küçükköy Merkez Camii İmam Hatibi Gaziosmanpaşa

Buhari, Edeb, 57,58,62; Müslim, Birr 23,24,28,28,30-32; Ebu Davud, Edeb, 47; Tirmizi, Birr, 24
Ebu Davud, Edeb, 47
Hucurat, 49/10
Tirmizi, Sıfatü’l-Kiyame, 56
Maide, 5/2
Şuara, 26/88,89

Bu yazıyı paylaşın.

PinIt

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2005-2016 www.islamiyet.gen.tr All rights reserved.
Bu sitede yer alan bilgileri kaynak göstererek yayımlayabilirsiniz.
Islamiyet.gen.tr Islami Bilgi Kaynagi 02122120000 bilgi(at)islamiyet.gen.tr
Yukarı
Devamını oku:
Eser Nedir?

1. Nişan, alâmet. Çoğulu âsârdır. Müslüman olmak ve Allahü teâlânın varlığını, bir olduğunu, kudretini, sıfatlarını anlamak için, kimseyi taklîde ihtiyâç...

Kapat