Reklam Kapat

(Resülüm!) Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik. Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes. Asıl sonu kesik olan, Şüphesiz sana hinç besleyendir.

Sık Kullanılanlar
Açılış Sayfası Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin E-Mail Yollayın Arkadaşlarınıza Önerin
Ana Menü
» Ana Sayfa
» Forumlar
» Dosyalar
» Ekart
» Arama
» Dualar
» Elifba
» Online Hatim
» Peygamberlerimiz
» Islamda Kadın
» İslam Tarihi
» Mezhebler
» Dini Siteler
» Haber Arşivi
» Haber Kategorileri
» Ençok Beğenilenler
» Çocuk ve İsim Sözlüğü
» Mübarek Gün ve Geceler
» Şiirler
» Yorumlar
» Makaleler
» Dini Hikayeler
» Rüya Tabirleri
» Resim Galerisi
» Görgü Kuralları
» Namaz Vakitleri
» Fatiha-ı Şerif
» Kelime-i Tevhid
» Salavât-ı Şerif
» Yarışmalar
» İslami Sorular
» Yemek Tarifleri
» Tavsiye Et
» Site Kuralları
» Yardım
» Site Haritası
» Bize Yazın
» Ziyaretçi Defteri
ALLAH (c.c.)

» Esmâül Hüsnâ
» ALLAH (c.c.)ün Sıfatları
» ALLAH (c.c.)ün Kelamı
Sevgili Peygamberimiz

» MEKKE HAYATI
» - Efendimiz'in çocukluğu
» - Peygamberliğin verilişi
» - İlk Müslümanlar
» - Aleni davet
» Tüm Liste

» MEDİNE HAYATI
» - Hicret'in 1.Senesi
» - Hicret'in 2.Senesi
» - Bedir Muharebesi
» - Hicret'in 3.Senesi
» Tüm Liste
MultiMedya Bölümü
İlahiler, Ezgiler, Şiirler
Belgeseller
Çizgi Filimler
Eğitim
Evrad-ı Şerifler
Görüntülü Anlatımlar
Görüntülü Sohbetler
Filimler
Kur'an-ı Kerim Ziyafetleri
Dini Sohbetler
Radyo Islam

Radyoyu Dinlemek İçin"Dinle" ye Basınız

Mezheb, Mezhebler
» Mezheb Nedir
» İtikadi Mezhebler
» Fıkhi Mezhebler
» Hanefi Mezhebi
» Şafii Mezhebi
Yaklaşan Mübarek Gün
Mevlid Kandili

11 / 12 R.EVVEL 1431
Mübarek Gün ve Geceler
» Recep Ayı
» Regaib Kandili
» Miraç Kandili
» Şaban Ayı
» Berat Kandili
»
Ramazan Ayı
»
Kadir Gecesi
» Ramazan Bayramı
» Şevval Ayı
» Kurban ve Kurban Bayramı
» Muharrem Ayı ve Aşure Günü
» Safer Ayı
» Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili
Bayram-Kandil Mesajları
» Ramazan Bayram Mesajları
» Kurban Bayram Mesajları
» Kandil Mesajları
İlmihal Bilgiler

» Namaz
» 32 Farz
» 54 Farz
» Nasihatler
» Namaz Duaları
» Namaz ile ilgili bilgiler
» Oruç
» Hacc
» Zekat
» Nazar
» Cinler
» Abdest
» Teyemmüm
Kıyamet Günü

» Kıyamet Günü 1
» Kıyamet Günü 2
» Kıyamet Günü 3
» Kıyamet Günü 4
» Kıyamet Günü 5
» Kıyamet Günü 6

Mübarek Aylar, Mübarek Günler ve Geceler


Üç Aylara Girerken Recep Ayı (24 Haziran 2009)
Regaib Kandili (25/26 Haziran 2009) Miraç Kandili (19/20 Temmuz 2009)
Şaban Ayı (23 Temmuz 2009) Berat Kandili (5/6 Ağustos 2009)
Ramazan Müjdesi (21 Ağustos 2009) Ramazan Özel Dosyası
Kadir Gecesi (15/16 Eylül 2009) Ramazan Bayramı (19 Arefe 20/21/22 Eylül 2009)
Üç Aylar ve Sonrası Şevval Ayı (18 Eylül 2009)
Kurban ve Kurban Bayramı (26 Kasım Arefe)
27/28/29/30 Kasım 2009)
Kurban Özel Dosyası
Muharrem Ayı ve Aşure Günü (5 Ocak 2009) Mevlid Kandili (8/9 Mart 2009 Kutlu Doğum Haftası)
Safer Ayı (27 Ocak 2009) Kandil ve Bayram Mesajları



Ramazan Bayramı

Bayram bir sevinç ve neşe günüdür. Yüce duyguların coştuğu, sevgi ve saygı, hislerinin mü'minler arasında alabildiğine canlandığı güzel günlerden biridir. O günde yardımlaşma ve kaynaşma son sınırına varır.

Bayram insanları kaynaştırıp biraraya getiren en güzel vesilelerden biridir. Öyle ki, bayramda şahlanan yardımlaşma ve hediyeleşme ruhu yalnızca hayatta olanlara bağlı kalmaz, dünyadan gidip kabirlerinde bir Fatiha bekleyenlere kadar uzanır. Onların bu dileğini yerine getirmek için mü'minler bayramda kabirleri ziyaret ederler; ruhlarına Kur'ân'lar, Fatihalar ve dualar okuyarak onları da sevindirirler.
Ramazan Bayramının mü'minler arasında ayrı bir yeri vardır. Çünkü Ramazan Bayramı, hergün tutulan orucun iftar vaktindeki sevinci gibi, tutulan bir aylık orucun toplu bir iftar sevincini ifade eder. Bir ay gibi uzun bir süreyle, özellikle Ramazan'ın yaz mevsimine denk geldiğinde sıcak günlerde nefislerine oruç tutturan mü'minler, sabır imtihanını vererek manevi sorumluluktan kurtulmanın sevincini Ramazan Bayramında yaşama imkânına kavuşurlar.

Ramazan ve Kurban bayramları Hicretin 2. yılından İtibaren kutlanmaya başlanmıştır. Ramazan orucu da ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren rnü'minler sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayramı denmiştir.

"Bu günümüzde yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır"(1) mealindeki hadise dayanarak Ramazan ve Kurban bayramları bayram namazlarının kılınmasıyla başlar.

Hz. Peygamber, "Arefe günü, kurban günü ve teşrik günleri biz Müslümanların bayramıdır. Bu günler yeme içme günleridir"(2) buyurmuştur.

Ramazan Bayramım da bu manada bir gün olarak kabul etmiş ve bu bayramı Ramazan orucunun iftar günü olarak nitelendirmiştir.(3) Bu sır içindir ki, Ramazan ve Kurban Bayramlarında oruç tutmak haram kılınmıştır. Bir gün önce oruç bozmak haramken, bir gün sonra oruç tutmanın haram olması, mü'minlerin düşünce ve duygu dünyasında nimetlerin gerçek Sahibini hatırlatan en etkili bir sebeptir.

Herkes bir gün önce kimin emrine uyarak oruç tutuyorsa, bugün de Onun rızasına uyarak orucunu açar. Ve Onun gerçek nimet Sahibi olduğunu hakkıyla idrak ederek, gerçek bir şükre yol bulur.

Bayram bir aylık orucun toplu bir iftarı olduğu için, günlük iftarların sünnet türünden âdabı bayramda da yerine getirilir. Nitekim orucunu tatlı bir şeyle açmayı adet edinen Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, Ramazan Bayramına da tatlı yiyerek başlarlardı. Bayram sabahında hurma gibi bir tatlı ile bir aylık oruçlarını açmadan evlerinden ayrılmazlardı. (4)

Her vesile ile bizleri ibadete ve ahiret amellerine teşvik buyuran Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, yılın iki bayram gecesinde kalkıp ibadet etmeyi tavsiye ederlerdi. Bu gecelerde uyanık bulunmanın, kalbin uyanıklığına vesile olduğunu bildirirlerdi. Bunu bir hadis-i şeriflerinde şöyle ifade etmişlerdi:
"Sevabını Allah'tan umarak iki bayram gecesinde kalkıp ibadet eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü gün ölmez." (5)

Bayramlar saadet asrında da bambaşka bir hava ve neş'e içinde yaşanırdı. Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bayram sabahında namazgaha çıkardı. Peygamber hanımlarının da, diğer hanımlar ve kızlarla birlikte namazgaha çıkması istenirdi. Kadınlar cemaatin arka tarafında yer alırlardı.(6) Kılınan bayram namazından sonra Peygamberimizin Aleyhissalâtü Vesselam cemaate hitaben bir hutbe okuduğunu anlatan îbni Mes'ud (r.a.) devamla şöyle der:

"Resuîullah Aleyhissaiâtü Vesselam üzerine şehadet ederim ki, o namazı hutbeden önce kıldı. Sonra hutbe okudu. Daha sonra kadınlara işittiremediğini düşünüp onların yanına geldi. Onlara hatırlatmalarda bulundu, öğüt verdi ve sadaka vermelerini emretti.

Bilal de elbiselerini açmış, vermelerini işaret etmekte idi. Kadınlar yüzük, halka ve diğer kıymetleri şeyleri atmaya başladılar." (7)

Bu hadiseyi anlatan sahabilerden biri, "Kadınların bu verdikleri Ramazan Bayramı zekatı mı idî?" sualine şöyle cevap verdi: "Hayır, lakin o vakit verdikleri bir sadaka idi. Kadınlar yüzüklerini atıyor ve atıyorlardı."(8)

Aynı olaya işaret eden Ebu Saidi'l-Hudri de (r.a.) bayram gününde en çok sadaka verenlerin kadınlar olduğunu anlatır.

Ramazan Bayramı, bağışlanmış olmanın bir sevinç işaretidir. Bu bağışlanma müjdesini insanlara melekler veriyor.

Sa'd bin Evs el-Ensârî anlatıyor: Resulullah Sallal-lahü Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur.

Ramazan Bayramı sabahı melekler yollara dökülür ve şöyle seslenirler:
"Ey Müslümanlar topluluğu! Keremi bol olan Rabbinizin rahmetine koşunuz. O, bol iyilik ve ihsanda bulunur. Sonra onlara bol bol mükâfatlar verilir. Siz gece ibadet etmekle emrolundunuz ve emri yerine getirdiniz. Gündüz oruç tutmakla emrolundunuz, orucu tuttunuz ve Rabbinize itaat ediniz, mükâfatınızı alınız.

"Bayram namazını kıldıktan sonra bir münadi şöyle seslenir:
"Dikkat ediniz, müjde size! Rabbiniz sizi bağışladı, evlerinize doğru yola ermiş olarak dönünüz. Bayram günü mükâfat günüdür. Bugün semâ âleminde mükâfat günü olarak ilan edilir."(9)

Bayram günleri sevinç günleri olduğu için, bu sevincin açıkça gösterilmesine vesile olacak meşru oyun ve eğlencelere de müsaade edilmiştir. Bu hususta Müslim'de ayrı bir bab ayrılmış ve misaller verilmiştir. Bunlardan birinde Hazret-i Âişe (r.a.) şöyle anlatır:

"Bir grup Habeşli, bir bayram günü mızrak ve kalkanlarıyla gösteriler yaparken rakseder gibi oynuyorlardı. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam beni çağırdı. Başımı onun omuzuna dayadım. Bu vaziyette onların harp oyununa bakmaya başladık. Ta onlara bakmaktan ilk vaz geçen ben oluncaya kadar."(10)

Ancak bayramdaki sevincin gaflete dönüşecek kadar taşkınlığa varmaması lazımdır. Eğlence meşru dairede olmalı ve günah unsurlarını taşımamalıdır. Esasen bayram Allah'ın bize verdiği İlahi bir ziyafettir. Bu bakımdan, bayram gününde en çok Allah'ı hatırlayıp şükretmeye ihtiyacımız vardır. Zaman şeridi içinde bayram yeni bir değişimin başı, bir dönüm noktası ve bir muhasebe vaktidir. Ömürden bir yılın daha geçip gittiğini, kabir alemine doğru bir adım daha yaklaşıldığını hatırlatan vesilelerden biridir.

"Bunun içindir ki, bayramlarda gaflet istila edip gayr-i meşru daireye sapmamak için, rivayetlerde zikrullaha (Allah'ı zikretmeye) ve şükre azim tergibat (büyük teşvikler) vardır. Ta ki, bayramlarda o sevinç ve sürür nimetlerini şükre çevirip, o nimeti idame ve ziyadeleştirsin. Çünkü şükür nimeti ziyadeleştirir,, gafleti kaçırır." (11)

Nitekim büyük cemaatler halinde kılınan bayram namazları esnasında getirilen tekbirler, gafletin giderilmesine ve şükür vazifesinin yerine getirilmesine en büyük bir vesiledir. Sadece bir ülke halkının değil, yeryüzünde sayısı milyarlara varan Müslümanların hep beraber aynı anda tekbir getirdiklerini hayal ettiğimizde, karşımıza çıkan muhteşem tablo, bayramlarımızı kâinat çapında bir manaya kavuşturur. O anda adeta yeryüzü tek bir ağız olur, tekbir getirip namaz kılar gibi bir hale bürünür. Misâl âleminde birleşen o seslerin bir anda yeryüzünden yükselişi, adeta muhteşem bir koro halinde dünyamızın göklere doğru tevhidi haykırmasıdır.

Bu muhteşem manaların yaşandığı bayram günlerinde küçük meselelerden çıkan kırgınlıkların, dargınlıkların ne önemi olabilir? Onun için bayramda her mü'minin kardeşleriyle kardeşlik sözleşmesini yenilemesi, kuvvetlendirmesi, fakirlerin yardımına koşması, çocuklarını sevindirmesi lazımdır ki, o manalar yaşanan hayata geçsin.
Bayramların asıl süsü ve zineti tekbirlerdir. Getirilen her tekbir ruh ve gönüllerde manevi coşkuyu ve heyecanı canlandırır. Kulu, Rabbinin azameti karşısında yüce duygulara taşır.

Ebû Hüreyre anlatıyor:
Resulullah Resulullah Sallallahü Aleyhi Vesellem şöyle buyurmuştur:
Bayramınızı tekbir getirmek suretiyle süsleyiniz.” (12)

Bayramlara sünnet çerçevesinde hazırlanmak bu âdeti de ibadet haline getirir, bu sevinç günlerini biri iman şuuru içinde geçirmeyi temin eder.
Bunun için sünnette yer aldığı gibi bayrama önceden hazırlanmak, temiz ve güzel elbiseleri giymek, gusletmek, misvak kullanmak veya dişleri fırçalamak, güzel kokular sürünmek, güler yüzlü olmak, namazdan önce Ramazan Bayramında hurma vb. tatlı bir şey yemek bugünlerimize ayrı bir mana kazandırır.

Asıl itibariyle fıtır sadakası olarak bildiğimiz fitre de bayram günü verilir. Ramazan ayı içinde verilmemişse fitrenin de o gün verilmesi gerekir. Zaten Ramazan Bayramının hadislerde geçen adı "İydü'I-fıtr", yani Fıtr Bayramı demektir. Yaratılışın gereği olan kulluk görevleri yapıldığı için bu adı almıştır.

Bayramların en güzel şekli tanısın tanımasın mü'minlerin tokalaşarak, kucaklaşarak birbirleriyle bayramlaşması, bayramlarını kutlaması ve tebrikleşmesidir. Saadet Asrında Sahabiler birbirleriyle "Bârekâllâhü lenâ ve leküm" diyerek bayramlaşılardı, yani "Allah bizden de, sizden de kabul etsin" dedikleri rivayet edilir.(13) Bu tebrikleşme bizim dilimizde "Bayramınız mübarek olsun, bayramınızı kutlu olsun, hayırlı bayramlar" gibi sözlerle ifade edilir.

Kaynaklar
1) Buhârî, İydeyn: 3; 'Müslim, edâhi: 7.
2) Ebu Davud, Şavm:50; Tirmizi, Savm:59; Nesai, Menasik:195.
3) îbni Mace, Sıvam: 32.
4) A.g.c., Siyam: 49.
5) A.g.e., Siyam: 67.
6) Müslim, Selatü'l-İydeynyn: 11.
7) A. g .e., Salatü'l-lydeyn, 2.
8) A.g.e., Salalü'l-İydeyn, 3.
9) el-Tcrgîb ve't-Terhîb Trc. 2:332.
10) Müslim, Salatiül-îydeyn, 20.
11) Lem’alar, 230.
12) et-Tergîb ve't-Terhîb Trc. 2:332.
 

 

Mehmet Paksu,Mübarek Aylar, Günler ve Geceler

Giriş
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla


Üye olmak için tıklayınız

Şifremi unuttum
Bağlantılar
Haberler
Hızlı Arama
Kelimeyi Yazın
Kuran
E-Kart Bölümü

» Bayram & Kandil
» Doğa & Manzara
» Gül Çiçek
» Kutsal Mekanlar
» Mekke & Medine
» Mizah & Karikatür
» Sevgi & Dostluk
» Tebrik & Teşekkür
» İlginç & İbretlik
» Şehir & Şenlik
İslami Sorular

» İslami Sorular
» Soru Sorun
» Nasıl Sorulur
Kurân-ı Kerim

» Elif-ba
» Cüzler (1-30)
» Online Hatim Dinle
» Kur'ân-ı Kerim Dinle
» Kur'ân Mucizeleri
» Ayetlerde Kuran'ın Fazileti
» Bazi Sure ve Ayetlerin Faziletleri
» Kur'an'ın Yazılış Tarihi
» Kur'an Okuma Adabı
» Hadislerde Kur'an'ın Fazileti
» Meâller
-E.M.Hamdi Yazır (Türkçe)
-Diyanet Meali (Türkçe)
-The Holy Quran (English)
-Der Heilige Kuran (Deutsch)
-De Heilige Kuran (Dutch)
-Bosnian Kuran-ı Kerim
-Kuran-ı Kerim (Arapça)
Galeriden Seçmeler
Allah
Allah
Sizden Gelenler
Sahabiler

» Sahabeler
» Hulefa-i Raşidin
» Aşere-i Mübeşşere
En Çok Okunan Haberler
Unutulan Sünnetler 65535
Eşler Arasındaki İlişki 65535
GUSÜL (BOY ABDESTİ) 65535
İslamda Kız Erkek Ar... 65535
BERAT KANDİLİ 65535
Yeni Eklenen Şiirler
Toplam Şiirler -=[317]=-
» NAAT / SENİN ÜSTÜNE
» Deniz ve Nefs
» yanlız degilsin
» kaldırımler
» Mahcubum Hüseyin
En Son İnceleme
» Şeytanın Hileleri
» NASIL BiR MUSLUMAN
» Aklı karışıklar için...
» Aşk duası
» DUA
Kadın

» Islamda Kadın
» Evlilik Nedir?
» Eşitlik
» Islam ve Akraba Evliliği
» Komşuluk Hakkı
Çocuklar İçin

» Çocuğun Edebi
» Dini Sualler
» Namaz
» Nasihatler
» Müzikler
Powered by PHP-Fusion v6.01.17 ©

Copyright ? 2005-2009

 
 



Sitede yer alan reklam içeriklerinin www.islamiyet.gen.tr ile bir bağlantısı yoktur. Reklamların konusu dine aykırı ise, şiddetle men etmekteyiz.
Sitemizde yer alan herhangi bir yazı, makale, resim, reklam gibi yerlerdeki olumsuzluk ifade eden şeylere rastlarsanız bize iletiniz.
Sitede verilmiş bağlantıların içeriklerinden sadece site sahipleri, Yazılan yazılardan ise sadece yazarları sorumludur.
Kesinlikle sorumluluk www.islamiyet.gen.tr'e ait değildir.