Gelecekte
gerçekleşecek olaylardan haber veriliyor olması Kuran'daki üstün hikmetlerden
yalnızca bir tanesidir. Bu, Kuran'ın sonu olmayan bir ilmin sahibi olan
Allah'ın sözü olduğunu kanıtlayan bir delildir de. O dönemde yaşayan hiçbir
insanın sahip olamayacağı bilgilerle birlikte gelecekten verilen haberlerden
başka bir tanesi de Bizans'ın yenilgisidir. İlerleyen sayfalarda detaylı
olarak incelenecek olan bu tarihi olaydaki en dikkat çekici nokta Dünya'nın
en alçak noktasında Rumlar'ın yenilgiye uğramış olmasıdır. Bu dikkat çekcidir,
çünkü ayette özellikle "en alçak nokta" belirtilmektedir. O dönemin teknolojisi
ile böyle bir ölçümün yapılması ve Dünya'nın en alçak noktasının belirlenmesi
elbette ki mümkün değildir. Bu, herşeyden haberdar olan Allah'ın insanlara
haber vermesidir.
BİZANS’IN
GALİBİYETİ
Kuran'ın
gelecek hakkında verdiği haberlerden biri de Rum Suresi'nin hemen başındaki
ayetlerde yer alır. Bu ayetlerde Bizans İmparatorluğu'nun bir yenilgiye
uğradığı, ama çok kısa bir zaman sonra tekrar galip geleceği bildirilmiştir:
“Elif,
Lam, Mim. Rum (orduları) yenilgiye uğradı. “Dünyanın en alçak yerinde".
Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Üç ile dokuz yıl içinde.
Bundan önce de, sonra da emir Allah'ındır. Ve o gün müminler sevineceklerdir.„
(Rum
Suresi, 1-4)
Bu ayetler,
Hıristiyan olan Bizanslılar'ın, putperest bir toplum olan Persler karşısında
çok ağır bir yenilgiye uğramasından yaklaşık 7 sene sonra, M.S. 620 civarında
indirilmişti. Ve ayetlerde Bizans'ın çok yakında galip geleceği haber veriliyordu.
Oysa o sırada Bizans o kadar büyük kayıplara uğramıştı ki, değil tekrar
galip gelmesi, ayakta kalması bile imkansız görülüyordu. Yalnız Persler
değil Avarlar, Slavlar ve Lombardlar da Bizans devletine karşı büyük tehdit
oluşturmaktaydı. Avarlar İstanbul önlerine kadar gelmişlerdi. Bizans Kralı
Heraklius, ordunun masraflarını karşılayabilmek için kiliselerdeki altın
ve gümüş süs eşyalarının eritilip paraya çevrilmesini emretmişti. Hatta
bunlar da yetmeyince bronzdan heykeller bile para yapımı için eritilmeye
başlanmıştı. Pek çok vali Kral Heraklius'a isyan etmiş, İmparatorluk parçalanma
noktasına gelmişti. Önceden Bizans toprağı olan Mezopotamya, Kilikya, Suriye,
Filistin, Mısır ve Ermenistan, putperest Persler'in işgali altına girmişti.20
Kısacası,
herkes Bizans'ın yok olmasını bekliyordu. Ama tam bu dönemde, Rum Suresi'nin
ilk ayetleri vahyedildi ve Bizans'ın dokuz yıl geçmeden yeniden galip geleceği
haber verildi. Bu galibiyet öylesine imkansız gözüküyordu ki, Arap müşrikleri
bu ayetleri alay konusu yapacak kadar ileri gittiler. Kuran'da haber verilen
bu zaferin, asla gerçekleşmeyeceğini düşünüyorlardı.
Fakat
Kuran'ın tüm haberleri gibi bu da hiç kuşkusuz gerçekti. Rum Suresi'nin
ilk ayetlerinin indirilmesinden yaklaşık 7 yıl sonra, M.S. 627 yılının
Aralık ayında, Bizans ve Pers İmparatorlukları arasında Ninova harabeleri
yakınında büyük bir savaş daha oldu. Ve bu kez Bizans ordusu, Persler'i
yenilgiye uğrattı. Birkaç ay sonra da Persler işgal ettikleri yerleri Bizans'a
geri veren bir anlaşma imzalamak zorunda kaldılar.21
Böylece
Allah'ın Kuran'da bildirdiği "Rum'un zaferi", mucizevi bir şekilde gerçek
oldu.
Bu
ayetlerde yer alan bir başka mucize de, o dönemde kimsenin tespit etmesinin
mümkün olmadığı coğrafi bir gerçeğin haber verilmesidir.
Rum
Suresi'nin 3. ayetinde, Rumlar'ın "Dünyanın en alçak yerinde" yenildikleri
belirtilir. Arapçası "Edna el ard" olan bu ifade, bazı meallerde
"yakın bir yer" olarak da tercüme edilir. Ancak bu tercüme, orijinal ifadenin
tam karşılığı değil, mecazi bir yorumudur. "Edna" kelimesi Arapça'da "alçak"
demek olan "deni" kelimesinden türemiştir ve "en alçak" anlamına gelir.
"Ard" ise yeryüzü demektir. Dolayısıyla "Edna el ard" ifadesi de "Yeryüzünün
en alçak yeri" manasına gelmektedir.
Ne
ilginçtir ki, Bizans İmparatorluğu ile Persler arasındaki savaş, yeryüzünün
gerçekten en alçak noktasında gerçekleşmiştir. Söz konusu savaşın yeri,
Suriye, Filistin ve şimdiki Ürdün topraklarının kesiştiği bölgede yer alan
Lut Gölü havzasıdır. Ve bilindiği gibi deniz seviyesinden 395 metre aşağıda
olan Lut Gölü çevresi, yeryüzünün "en alçak" bölgesidir.
Yani
Rumlar, tam ayette belirtildiği gibi, "yeryüzünün en alçak yeri"nde yenilmişlerdir.
Burada
dikkat edilmesi gereken nokta, Lut Gölü'nün rakımının, yalnızca modern
çağdaki ölçümlerle tespit edilmiş olmasıdır. Daha önce hiç kimsenin Lut
Gölü'nün Dünya'nın en alçak bölgesi olduğunu bilmesi mümkün değildir. Ama
bu bölge Kuran'da "Yeryüzünün en alçak yeri" olarak tanımlanmıştır. Bu,
Kuran'ın İlahi bir söz olduğunun bir başka delilini oluşturmaktadır.