Şeytan, şeytanlığını yapabilmek için, insanların zihnine girebilmek için kendine
bir yol arar ve bulur. Allah'tan sakınan, gece gündüz ibadet eden birçok kimse
vardı. Onlar Allah'ı Allah'da onları sever, dualarını geri çevirmezdi. Allah'ın
bu sevdiği kullarını insanlarda sever ve sayardı. Şeytan bu durumu
değerlendirmeyi düşündü.
Bu Allah dostları, halk tecelli edip vefat edince, Şeytan halkın içine girer ve
onlara her fırsatta onları hatırlatmaya başlar.
- Şunu, şunu nasıl bilirdiniz?
- Allah Allah. Sorduğun soruya bak. Nasıl bileceğiz? Onalr Allah'a çok
bağlıydılar. Duaları geri çevrilmezdi.
- Onlara ne kadar üzülüyorsunuz?
- Çok çok.. Tarifi mümkün değil.
- Öyleyse onları görmek isterdiniz değil mi?
- Hemde nasıl!
- Niçin onlara hergün bakmıyorsunuz?
- Ne demek istiyorsun? Hiç mümkün olabilir mi? Onlar vefat ettiler, aramızdan
ayrıldılar.
- Siz de onların resimlerine bakın!
Şeytan'ın bu sözleri halkın beğenisini toplar. Bunun üzerine o salih inmsanların
resimlerini yaparlar ve hergün o resimlere bakmaya başlarlar böylece ayrılık
özlemlerini giderirler. Zamanla resimlerden heykellere geçerler. Bunları
evlerine ve mabetlerine kadar her yere koyarlar.
Resim ve heykelleri ilk yapan bu insanlar Allah'a ibadet ediyorlar. O'na ortak
koşmuyorlardı. Bu heykellerin taştan yapıldığını, yarar ve zararı olmadığını
biliyorlar, ancak gene de saygı gösteriyorlardı. Gittikçe heykeller çoğaldı.
Heykellerin çoğalmasıyla saygıda çoğaldı. Heykellere saygı ve bağlılık
gösterisinde bulunmak moda oldu. Öyle olduki, salih bir kimse vefat edince,
hemen heykelini yapmak bir görev haline geldi.
Nesiller geldi nesiller gitti. Çocuklar torunlar babalarının ve dedelerinin
heykellere tavırların görmüş, onların önünde başlarını eğdiklerini, saygı
duruşunda bulunduklarını görmüşlerdi. Boynuz kulağı geçer misali, çocuklar
saygıda babalarınıda geçtiler, secde etmeye, ihtiyaçlarını heykellerden istemeye
başladılar. Bu arada heykeller için kurban kesmelerde başlamıştı.
Sonunda heykeller putlaştı. İnsanların ihtiyaçlarını gideren tanrılar olarak
kabul görmeye başladı. İbadet artık onlaraydı. Şeytan'ın tuzağına düşülmüştü.
|