Öğrencilerinden birinin eline bir testi verip kuşluk vakti çeşmeye gönderir
Fakirullah Hazretleri.
Ne var ki öğrenci çeşmenin başına varınca oradaki çocuklarla oyuna dalar, ta
ikindiye kadar oyun sürer. Nihayet gün batarken aceleyle testiyi doldurup döner.
Bunca vakittir orada oyuna dalan öğrenciyi bu defa arkadaşları aralarına alıp
hırpalamak isterler. Ancak Fakirullah Hazretleri müdahale ederek der ki:
– Neye suçluyorsunuz arkadaşınızı?
– Kuşluk vakti gönderdiniz ikindi üzeri döndü, bizi bu kadar bekletmeye hakkı
var mı? derler.
Büyük insan şöyle izah eder geç kalma sebebini.
– Arkadaşınızın kabahati yoktur bu bekleyişte. Çünkü der, çeşmenin başında oyuna
dalmaya mecburdu. Kısmetiniz olan su henüz kurnaya gelmemişti, yoldaydı.
Başkalarının kısmetini doldurup ta size getiremezdi. Ne zaman yoldaki sizin
kısmetiniz kurnaya geldi, işte o zaman oynamayı bırakıp testiyi çeşmeye tutarak
kısmetinizi doldurup getirdi. Onun kabahati yoktur, yoldaki kısmetinizi
beklemiştir.
Kaynak: Yeni aile İlmihali, Ahmed Şahin, Cihan Yayınları
|