Endülüs fatihi Tarık bin Ziyad, İspanya'ya çıkışında onikibin kişilik ordusuyla
Kral Rodrik'in doksanbin kişilik ordusunu yenmişti (92/711 Mayıs). Daha sonra da
Endülüs'te fetih hareketlerini sürdürmüştü. Tarık ve ordusu ülkenin başşehri
olan Tuleytula üzerine yürüyünce, ahali korkudan kaçıp şehri boşaltmış, böylece
orası hıristiyanlardan kolayca alınmıştı. Bu fetihten sonra Tarık, dağın
arkasında 'Medinetü'l-Mâide' (Sofra Şehri) denilen yere geçti. Burada Hz.
Süleyman a.s.'ın sofrasını ele geçirdi. Bu sofra yeşil zümrütten yapılmış,
kenarları ve ayakları inci, mercan, yakut ve benzeri mücevherlerle süslüydü.
Üçyüzaltmış ayağı vardı.
Kuzey Afrika valisi olan ve baştan beri Tarık'ın fetihlerine destek ve yardımda
bulunan Musa b. Nusayr da, Tarık'tan bir yıl sonra onsekizbin askerle, gördüğü
lüzum üzerine Endülüs'e girmiş; iki ayrı koldan fetihler sürerken, iki ordunun
buluşması ancak bir yıl sonra mümkün olmuştu. Böylece iki büyük komutanın
gayretiyle Endülüs fethi iki yılda tamamlanmıştı.
Endülüs'ün fethiyle ilgili, bazı garip olaylar da anlatılır. Şöyle ki, Tarık b.
Ziyad Cebel-i Tarık Boğazı'nı geçip Endülüs'e girince, esirler arasında yaşlı
bir kadın ona şöyle demiş:
- Böyle olayları iyi bilen bir kocam vardı. Buralara gelip galip olacak bir
komutandan bahsedip dururdu. Bu komutanın sol omuzunda kıllı bir ben olduğunu
söylerdi.
Tarık elbisesini kaldırınca, söylendiği gibi bir ben görüldü. Tarık ve
yanındakiler bunu da bir fetih müjdesi saydılar.
Musa b. Nusayr şehirleri zaptederek İspanya içlerinde ilerlerken, birçok
kalıntının da yer aldığı geniş bir araziye ulaşır. Orada dikili bir taş üzerinde
oyma yazılarla şu yazıyı görür: 'Ey İsmailoğulları (Araplar)! Sizin varacağınız
son yer burasıdır. Artık geri dönünüz. Niçin döneceğinizi de bildireyim: Sizler
aranızda kavga ve ihtilafa düşeceksiniz.' Musa buradan geri döner.
Derler ki, Romalılar Endülüs'e girdikleri zaman bir evle karşılaştılar. Onlardan
her kral buraya bir kilit ekliyordu. Gotlar da aynı şeyi yaptılar. Rodrik
İspanya kralı olunca, bütün uyarılara rağmen bu kilitleri açtı. İçeride kırmızı
sarıklı ve siyah atlı Arapların resmini gördü. Bir de şöyle bir yazı vardı: 'Bu
ev açıldığında, bunlar da bu ülkeye girecekler.' İşte o sene Endülüs fethedildi.
|