Ezan ve kamet nedir?

Ezan ve kamet, farz namazların sünnetlerindendir. Farz namazlara çağrı için ezan okumanın dayanağı, kitap ve sünnettir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır: “Siz namaza çağırdığınız zaman onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar.” (Maide, 5/58) “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman hemen Allah’ın zikrine koşun…” (Cuma, 62/9) Rasulüllah (s.a.s.) da: “Namaz vakti geldiğinde içinizden biri ezan okusun.” (Buhari, Ezan 17, 18, 49, Müslim Mesacid 292) buyurmuştur.

Namaz, Mekke döneminde farz kılınmakla birlikte, ezan hicretten sonra uygulamaya konulmuştur. Medine’ye hicretten sonra Mescid-i Nebevi’nin inşası tamamlanıp düzenli olarak cemaatle namaz kılınmaya başlanınca, Hz. Peygamber vakitlerin girdiğini duyurmak için ne yapılabileceğini arkadaşlarıyla görüşmüş, o esnada Hz. Peygamber’e vahiyle ve içlerinde Hz. Ömer ve Abdullah b. Zeyd’in de bulunduğu bazı sahabilere rüyalarında bugünkü ezanın şekli öğretilmiştir (Abdurrazzak, el-Musannef, I, 456 No: 1775; Ebu Davud, Merasil, No: 20; İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 256)

Ezan, Müslümanlığın şiarı (sembolü) olup, müekked bir sünnettir. Ezan aracılığıyla halka hem namaz vaktinin girdiği ilan edilmekte, hem de Allah’ın büyüklüğü, Peygamberimiz (s.a.s.)’inO’nun kulu ve elçisi olup ve namazın kurtuluş yolu olduğu ilan edilmektedir. İmam Muhammed: “Bir belde halkı tümüyle ezanı terk ederlerse onlarla savaşırım” demiştir (Kasani, Bedaiu’s-Sanai’, I, 460).

Kamet ise, farz namazlardan önce, namazın başladığını bildiren ve ezan lafızlarına benzeyen sözlerdir. Ezandan farklı olarak, “hayye ale’l-felah” cümlesinden sonra, “kad kamet’is-salat” cümlesi eklenir (İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 256; Mehmet Zihni Efendi Ni’met-i İslam, 170-175).

Ezan Arapça dışında başka dillerde okunabilir mi?


Sözleri bizzat Hz. Peygamber (s.a.s.)’in sünneti ile sabit olan ezan, dünyanın neresinde olursa olsun, Müslüman varlığının ve kimliğinin bir göstergesidir. Hz. Peygamber (s.a.s.)’e vahiy edilip uygulandığı özgün şekliyle okunması gerektiği konusunda 15 asırlık bir gelenek ve ittifak söz konusudur. Ezanın asıl amacı, vaktin girdiğini bildirip namaza davet olduğundan değişik dilleri konuşan Müslümanların hepsine bu davetin ulaştırılması, ancak yine hepsinin ortak bilincine hitap etmekle olur ki, bu da ezanın bilinen asli lafızlarıyla Arapça olarak okunmasıyla gerçekleşir (İbn-i Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 256).

Cemaatle namazda kamet yapacak kişinin özellikleri nelerdir? Çocuklar kamet yapabilirler mi?


Kamet getirecek kişinin hadesten temizlenmiş, akil ve erkek olması gerekir. Buna göre abdestli olmayan veya cünüp olanın, delinin yahut sarhoşun ve kadının kameti mekruh görülmüştür. Kamet getirenin salih bir kimse olması ise müstehaptır (İbn Nüceym, el-Bahrü’r-raik, III, 39; Ali el-Kari, Feth-u Babi’l-İnaye, I, 230).

Kamet getirecek kişinin en az mümeyyiz olması gerekir. Temyiz yaşı ise 7 yaşında başlar, büluğa kadar devam eder. Mümeyyiz (iyiyi kötüden ayırabilir durumda) olmayan küçüğün ezan ve kameti geçerli olmaz (İbn Abidin, Reddu’l-muhtar, III, 209). Mümeyyiz çocukların getirdiği kamet geçerlidir (Serahsi, el-Mebsut, I, 138). Ancak buluğa ermiş bir kimsenin getirmesi efdaldir (Fetavay-ı Hindiyye, I, 54).

İmamın “kamet” bitmeden namaza başlaması caiz midir?


Namazların farz, vacip ve sünnetlerinin yanı sıra adabı da vardır. İmam-ı A’zam’a göre cemaatle namaz kılmak üzere “Kad kameti’s-salat=namaz başladı” denildiği anda imamın namaza başlaması, namazın adabındandır. İmam, bu hareketi ile müezzinin sözünü doğrulamış olur. Fakat namaza kamet bittikten sonra başlanılmasında da sakınca yoktur. Hatta İmam Ebu Yusuf ile diğer üç mezhep imamına göre, uygun olan budur (İbn-i Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 2; Mehmet Zihni Efendi, Ni’met-i İslam, 172, 174, 176).

Kamet yapanın yürümesi doğru mudur?


Kamet farz namazlara başlarken söylenen ve Hz. Peygamber (s.a.s.)’in uygulamasına dayanan bir sünnettir. Onun için gereken saygı ve ağırbaşlılık ihmal edilmemelidir. Bu nedenle kamet eden kimsenin bu esnada yürümesi, mekruh kabul edilmiştir (İbn Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 265).

Kaza namazlarında ezan ve kamet gerekir mi?


Ezan ve kamet vaktin değil, namazın sünneti olduğu için kaza namazı kılarken de ezan ve kamet sünnettir. Ezan ve kamet terk edilerek kılınan namaz geçerli olmakla birlikte, uygun değildir.

Aynı ortamda birden fazla kaza namazı kılınacaksa, her bir namaz için ayrı ezan okunup kamet getirilmesi daha faziletli olmakla birlikte, başta bir kere ezan okunup, her bir kaza namazı için ayrı kamet getirilmesi de yeterlidir (İbn-i Abidin, Reddü’l-muhtar, I, 257, 261, 262).

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı Fetva Bölümü
Exit mobile version