Cuma Hutbesi: Dinmeyen Yaramız: Kudüs

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Müminler!
Bir ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Resûlüm! Sakın Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak Allah, onları cezalandırmayı, korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.”1

Bir hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: “…Mazlumun bedduasından sakın. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.”2

Kardeşlerim!
Kudüs, insanlığın kadim şehridir. Mübarek, mukaddes ve harem bir beldedir. Dokunulmazdır; saygınlığını çiğnemek, güvenliğine el uzatmak haramdır. İslam’ın ilk kıblesi olan bu kutsal şehir, tarihte pek çok peygambere ev sahipliği yapmıştır. Kudüs’ün taşında, toprağında nice peygamberin aziz hatırası vardır. Yeryüzünün en eski ve en kıymetli mescitlerinden biri olan Mescid-i Aksa da harem-i şeriftir. Bu şerefli mescit Peygamber Efendimizi misafir etmiş, miraca uğurlamıştır.

Kıymetli Kardeşlerim!
Kudüs, İslâm tarihi boyunca imanlı bir duruşun, kararlı bir yönelişin, muhabbetle mukaddese bağlanışın sembolü olmuştur. Mekke ve Medine nasıl ki Müslümanların ruhu ve sevdası ise, Kudüs de öylece damarlarında dolaşan kandır. Kudüs, İslam ümmetinin vahdet binasında kilit taşıdır.

Kudüs, sıradan bir toprak parçası değildir. Kudüs ve Mescid-i Aksa, bize Peygamberimizin emanetidir. Kudüs sadece Filistin ve Mescid-i Aksa civarında yaşayanların değil, tüm dünya Müslümanlarının gözbebeği ve insanlığın ortak değeridir. Bugün ise Kudüs, Müslümanların ve insanlığın önünde bir vicdan, hukuk ve ahlak sınavıdır.

Kıymetli Kardeşlerim!
Tarih boyunca “Dârü’s-Selâm”, yani barışın ve huzurun merkezi olarak anılan Kudüs, bugün barbarca bir işgal ile karşı karşıyadır. Kudüs ve çevresinde yaşayanlar, her gün baskı ve şiddete uğramakta, insanlık dışı uygulamalara maruz bırakılmaktadır. Mübarek Ramazan-ı şerifin arifesinde, Gazze’de, elinde ve yüreğinde iman ve cesaretinden başka bir şey olmayan onlarca masum insan, bütün dünyanın gözü önünde acımasızca şehit edilmiştir. Peygamberler diyarında silahlar susmamakta, kan, gözyaşı ve çile saçmaya devam etmektedir.

Kudüs sınavı karşısında her birimize düşen vazife, yaşanan vahşete asla rıza göstermemektir. Dünyanın neresinde olursa olsun, kime karşı yapılırsa yapılsın, zulme ve haksızlığa boyun eğmemektir. İnsanların yaşama ve inanç özgürlüğüne insafsızca müdahale edilirken, vahiyle mübarek kılınan şehirde ezanlar susturulurken sessiz kalmamaktır. Aziz milletimiz her zaman olduğu gibi bugün de zalimin karşısında mazlumun yanında yer alacaktır. Ama tarih, pervasızca yapılan bu saldırıları kara bir leke olarak kaydedecek, huzura ve barışa kastedenler er geç cezasını çekecektir.

Kıymetli Müminler!
Geliniz, İslam coğrafyasının, kardeşlerimizin ve masum insanlığın maruz kaldığı felaket, zulüm ve mağduriyetlerden ders alalım. Ümmet bilinciyle iman kardeşliğimizi pekiştirelim. Zorlukları beraber aşmanın çarelerini arayalım. Birliğimize ve dirliğimize kasteden, gücümüzü zayıflatan fitne hareketlerine fırsat vermeyelim. Coğrafyamızı kan ve gözyaşı diyarına çeviren zalimlerin karşısında hakkı söylemekten geri durmayalım. Maddi ve manevi bütün varlığımızla merhametin yanında yer alalım. Kudüs bilincini, iman ve adalet şuurunu canlı tutalım.

Kıymetli Kardeşlerim!
Bu mübarek ayda, bu mübarek günde, bu mübarek mekânda bizler Rabbimize el açıp niyazda bulunalım: Allah’ım! Gazze’de şehit olan kardeşlerimize rahmet eyle. Allah’ım! Rahmet ayı Ramazan’ın huzur ikliminde kalplerimizi birleştir. Mescid-i Aksâ ile olan gönül bağımızı hiçbir zaman koparma. Birbirimize olan güvenimizi, sevgimizi, inancımızı daima diri tut!

Allah’ım! Bize basiret, feraset, hikmet nasip eyle! Bizi göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa zalimler güruhundan eyleme! Bizi haksızlığa, hukuksuzluğa ve vicdansızlığa karşı suskun kalanlardan eyleme! Allah’ım! Mescid-i Aksa’yı işgale yeltenenlere fırsat verme! Müslüman kardeşlerimize içinde bulundukları zor durumdan bir an evvel kurtulmaları için yardım eyle! Bizlere yeniden aziz bir ümmet olarak adaleti ayakta tutmayı nasip eyle! Dualarımızı kabul eyle!

1 İbrahim, 14/42.
2 Buhârî, Zekât, 63; Müslim, Îmân, 29
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Exit mobile version