
ISLAMDA KADIN
VE ERKEK

Medine’nin yerlilerinden olan Hidam’ın kızı
Hansa, bir gün Aişe validemize gelir ve sorusunu şöyle sorar: Valide, der. Babam
beni itibarlı bulduğu akrabasıyla evlendiriyor. Bana sorma gereği duymuyor. Ben
de bundan rahatsızlık duyuyorum. Ben bir kız olarak hayat arkadaşımı seçme
hakkına sahip değil miyim? İslam bana bu hakkı tanımıyor mu? Babamın seçtiğini
seçmeye mecbur muyum? Aişe validemizin cevabı: Şu anda Resulullah evde yok.
Birazdan gelir. Sorunu O’na soralım, cevabını da O’ndan birlikte dinleyelim. Sen
şuracıkta biraz bekle... Az sonra Efendimiz (sas) teşrif eder. Aişe validemiz de
Hansa’nın sorduğu soruyu aynen sorar: Kızın seçme hakkı yok mu, der. Hansa bana
böyle bir soru sordu. Babası Hidam onu itibarlı bulduğu bir akrabasıyla
evlendiriyor, kızcağıza sorma gereği de duymuyormuş? Bu soruya Efendimiz özel
bir ilgi gösterir ve ilk emrini verir: Hemen kızın babası Hidam’ı bulup getirin!
Ensar’dan Hidam aranıp bulunur. Resulullah seni istiyor, derler. Telaşla huzura
giren Hidam’a Efendimiz’in ilk sorusu: Hidam! Sen kızına sorma gereği duymuyor
da kendi beğendiğini mi beğenmeye zorluyorsun? Baba Hidam’ın cevabı hazır: Ya
Resulullah, der. Benim beğendiğim iyi bir ailenin akıllı bir çocuğudur. Kızıma
layık olan da odur! Hidam, seçtiğin bu gençle hayatı yaşayacak olan sen misin,
yoksa kızın mı? Kızımdır ya Resulullah! Öyle ise hayatı kim yaşayacaksa son söz
de onun hakkı değil mi? Kızın yaşayacağı genci beğenme hakkına sahip olmazsa,
beğenmediği gençle nasıl mutlu yaşayacak? Efendimiz sözünü söyler ve şöyle
bağlar: Hemen kızına sormadan yaptığın bu anlaşmayı durdur! İşte bu sırada
ötelerden beklenmedik bir ses gelir: Ya Resulullah, babamın seçtiğine artık ben
de evet, diyorum. Anlaşmayı durdurmasın! Bundan sonra da şu fevkalâde güzel
açıklamayı yapar Hansa kız. Der ki: Babamın kendi seçtiğini seçmeye beni mecbur
bırakması, şehirde, ‘Kızların seçme hakkı yoktur.’ gibi bir düşüncenin
yayılmasına sebep oldu. Bu yüzden sorma gereği duydum. Şimdi anlaşıldı ki,
kızların seçme hakkı vardır. Ailesi kendi seçtiğini seçmeye kızlarını
zorlayamaz. Artık ben babamın seçtiğine kendi isteğimle evet, diyorum. Sözünden
dönme durumunda kalmasın babam! Elbette hiçbir baba kızına kötü aday seçmez...(
Ahmet Şahin, 13 Mart 2007)
Halife Hazret-i Ömer'in (ra) "Biz İslam'dan önce kadınları insan yerine
koymazdık.islam gelince onlara hem ayetlerde hem de hadislerde yer verdi,
erkekler gibi hakları anlatıldı. Ondan sonra biz kadınların da erkekler gibi
hakları olduğunu düşünür hale geldik!.." (Buhari, Müslim).Bir tespit de oğlu
Abdullah'tan. "Biz kadınlar hakkında ileri geri konuşmaktan korkar olduk, vahiy
gelir de bizi azarlar kadın hakları konusunda diye!
|