Peygamberimiz ve Çocuklar

Değerli Müslümanlar!

 Üsame b. Zeyd anlatıyor: “Hz. Peygamber bir dizine beni, bir dizine de torunu Hasan’ı oturtur ve ikimizi birden bağrına basarak ‘Ey Rabbim! Bunlara rahmet eyle. Ben de bunlara karşı merhametliyimderdi.”[1] Asr-ı saadetin çocukları onun dizlerinde, omuzlarında, seccadesinde, mescidinde büyüdüler. Asırlara ışık tutan altın nesil o rahmet pınarından beslendi. Titiz bir terbiye ve nebevi bir eğitimden geçtiler. Kendilerine önem veren, onların kişiliklerinin gelişmesine özen gösteren Allah’ın elçisi idi. Onlar Kur’an-ı Kerim’in ifadesi ile dünya hayatının süsüydüler.[2]

 

Değerli Kardeşlerim!

Çocuklara bakışımız ve ilgimiz peygamberimizden bize intikal etmiştir. Onlar bizim geleceğimiz olmanın yanında Resul-i Ekrem’in çoklukları ile övüneceği ümmetin fertleridirler. O nedenle önemlidirler.  Geleceklerini teminat altına almak isteyen toplumlar çocuklarına önem verirler. Bizler de onların eğitimleri konusunda hassas olmalıyız. Onlara örnek alabilecekleri şahsiyetler gösterip tanıtmalı, onları kötü örneklerden, yanlış alışkanlıklardan uzak tutmalıyız. Bu konuda en güzel örnek Peygamberimiz Hz. Muhammed’dir (s.a.v). Nitekim Allah Teâlâ; “And olsun ki sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü arzu eden ve Allah’ı çok zikreden kimseler için, Allah’ın Elçisi en güzel örnektir”[3] buyurmaktadır.

Değerli Kardeşlerim!   

Hz. Peygamber (s.a.v)’in insan ilişkilerinde çocukların özel bir yeri bulunmaktadır. Efendimiz çocuklara anlayabilecekleri dilde hitap eder, onlarla şakalaşır ve hatta bazen oyunlarına iştirak[4] ederdi. O sevgiyi ve şefkati hayatın merkezine koyan, bunu çocuklara söyleyen ve hissettiren, söyledikleriyle yaptıkları asla çelişmeyen, hiç yalan söylemeyen, çocuklara değer ve güven veren merhamet sahibi bir eğitimciydi.

Peygamber Efendimizin yeni yetişen nesillere yaklaşımını doğru bir şekilde tespit etmek, çocuklarımızı bu doğrultuda yetiştirmek, Müslüman toplumların öncelikli görevi olmalıdır. Zira Efendimiz (s.a.v) de “Ben ancak ve ancak Muallim olarak gönderildim”[5] buyururken bir başka hadis-i şerifte de “Hiçbir baba evladına güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunmamıştır”[6] ifadeleriyle terbiyenin, eğitimin önemine dikkat çekmiştir. Eğitim ve terbiyesine ihtimam gösterilen çocuk ailesi için dünya ve ahiret saadetidir. Çünkü “İnsanoğlu öldüğü zaman bütün amellerinin sevabı da sona erer. Şu üç şey bundan müstesnadır. Sadaka-i cariye, istifade edilen ilim, kendisine dua eden hayırlı evlat”[7] buyuran Hz. Peygamber (s.a.v)’de bu konuya dikkat çeker.

Değerli Kardeşlerim!

İster ebeveyn, ister akraba veya komşu olalım, çocuklara yaklaşırken hoşgörülü ve affedici olup, sesi yükselterek kalplerini kırmamaya dikkat edelim. Çocukla oynayabilmeyi, kucaklayıp öperek sevgi göstermeyi ve hayır dua etmeyi ilke edinelim. Ancak onların doğru alışkanlıklar edinmeleri için dikkatli ve ısrarlı bir takip ve yönlendirmeyi de, asla ihmal etmeyelim.

Hutbemi Hz. Peygamber (s.a.v)’in “Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir”[8] sözleriyle bitiriyorum.

 

Şaban CİVELEK

Yeni Mh. Şeref Yıldız Camii İmam-Hatibi

BEYKOZ



[1] Buhari, Edep 22

[2] Kehf, 18/46

[3] Ahzap ,33/21

[4] Tirmizi, Menakib, 31

[5] İbni Mace, Mukaddime, 17

[6] Tirmizi, Bir ve Sıla,33

[7] Tirmizi, Bir ve Sıla,15

[8] Tirmizi, Bir ve Sıla,15

Bu yazıyı paylaşın.

PinIt

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir