

<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>


	<!DOCTYPE rss PUBLIC "-//Netscape Communications//DTD RSS 0.91//EN"

	"http://my.netscape.com/publish/formats/rss-0.91.dtd">


	<rss version="0.91">


   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>

	<channel>

	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

	<description>RSS PANEL.</description>
<item>

   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>
	
	<title>EŞLERİN KARŞILIKLI GÖREV VE SORUMLULUKLARI</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/news.php#412</link>

	<description>Muhterem Müslümanlar!&lt;br /&gt;
İnsan neslinin devamını evlilik üzerine kuran Yüce Allah, kadına annelik, erkeğe de babalık mesuliyeti yükleyerek hayatın yükünü paylaştırmıştır. Karşılıklı sevgi, merhamet ve vefa duygusu vererek de bu birlikteliğin devamını sağlamıştır. Evlilik bir hayat arkadaşlığıdır. Arkadaşlık zorlukları paylaşmayı, maddi ve manevi her türlü yardımlaşmayı gerektirir. Evlilik bir dostluk antlaşması ve sadakat sözleşmesidir. Kurallarını Allah ve Rasulünün belirlediği, Kur&amp;#8217;an-ı Kerim&amp;#8217;de &amp;#8220;ağır sözleşme&amp;#8221; olarak nitelenen evlilik, ilahi bir müessesedir. Evlilik, kurulması ve korunması ilahi himayeye mazhar, bozulması ise meşru şartlarda bile Allah Teala&amp;#8217;nın hoşnutsuzluğuna sebep olan, özel bir kurumdur. Evlilik bir sorumluluk bilincidir. Taraflara haklar doğurduğu gibi, sorumluluklar da yükler. </description>

	</item>

<item>

   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>
	
	<title>KUMAR VE ŞANS OYUNLARI</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/news.php#411</link>

	<description>Değerli Müminler!&lt;br /&gt;
Cenâb-ı Hak en değerli varlık olarak yarattığı insanoğlunu sayısız nimetlerle donatmıştır. Vermiş olduğu nimetlerin meşrû ölçüler çerçevesinde kullanılmasını da emretmiştir. Dinimiz kazancın helâl yollardan olmasını istemiş, haram kazancı kesinlikle yasaklamıştır. Kişinin kazancına haram karıştıran sebeplerden biri de kumardır. &lt;br /&gt;
Günümüzde hızla gelişen iletişim teknolojisi kumar ve şans oyunlarına yeni yöntemler getirmiştir. Bugün sanal ortamda büyük kitlelerin katılımıyla sayısız kumar çeşidi yaygınlaşmış astronomik rakamlardan oluşan korkunç bir sektör haline gelmiştir. </description>

	</item>

<item>

   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>
	
	<title>ZAMAN BİLİNCİ</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/news.php#410</link>

	<description>Muhterem Müslümanlar,&lt;br /&gt;
     Belki de hiçbir din, hiçbir kültür ve medeniyet, zamana son hak din İslâm kadar önem atfetmemiştir. Zaman, Yüce Rabbimizin insanoğluna verdiği nimetlerin en başında yer alır. Yeryüzündeki birçok nimetin alternatifi veya yitirilmişse telafisi mümkün iken, geçen hiçbir ânın geri getirilmesi asla mümkün değildir. Önemine binaen Kur&amp;#8217;an-ı Kerim&amp;#8217;de bazı sureler; Asr, Duha, Leyl, Fecr, Cuma, Felak gibi zaman ifadelerine yeminle başlar, isimlerini de bu ifadelerden alır. Yine pek çok ayette; dehr, karn, asr, sene, yaz-kış, ay, gece-gündüz, sabah-akşam, kuşluk vakti, zeval ve gurub vakti, gece yarısı, ân gibi vakitlerden söz edilir. Bazen &amp;#8220;süresi elli bin yıl olan bir günden&amp;#8221;  bazen de &amp;#8220;göz kırpması veya daha az bir zamandan&amp;#8221; bahsedilir.</description>

	</item>

<item>

   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>
	
	<title>İRŞAD SORUMLULUĞU</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/news.php#409</link>

	<description>Değerli Müminler!&lt;br /&gt;
Yüce Allah, doğru yolu göstermek üzere çok sayıda peygamber göndermiştir. Beşeriyet için rahmet olan bu Peygamberler, Allah&amp;#8217;ın emir ve yasaklarını, hak ve batılı, ahlâkî erdemleri her türlü zorluğa rağmen insanlara tebliğ etmişlerdir.&lt;br /&gt;
 İnsanlar, tabiatları gereği her zaman irşad ve davete, öğüt ve nasihate muhtaçtır. Bu kutsal vazife peygamberlerden sonra da peygamberlerin varisleri olan âlimler tarafından yerine getirilmektedir.&lt;br /&gt;
İrşad ve davet öncelikle liyakatli olanların ifa edeceği bir görevdir. Yüce kitabımızda &amp;#8220;Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun&amp;#8221;   buyrulmak suretiyle, irşad ve davetin ehliyet sahibi kimselerin görevi olduğu vurgulanmıştır.</description>

	</item>

<item>

   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>
	
	<title>DÜNYA-AHİRET DENGESİ</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/news.php#408</link>

	<description>Aziz Müslümanlar,&lt;br /&gt;
Resûl-i Ekrem (s.a.) Efendimiz, kurtarıcı sözlerinin birinde, &amp;#8220;Akıllı insan, nefsini hesaba çekip onu dizginleyebilen ve her zaman faydalı işler peşinde koşup ölüm ötesi için hazırlık yapan kimsedir. Doğruyu bulmaktan âciz olan ise, nefsinin arzularına boyun eğip, onun isteklerine uyduğu halde hâlâ kurtulacağını sanan kimsedir&amp;#8221;  buyurmuşlardır.&lt;br /&gt;
Hayat faaliyetler alanı, ölüm ise bu faaliyetlerimizin karşılığını bulacağımız ebedi âleme geçiştir. Yüce Kur&amp;#8217;an&amp;#8217;ın ifadesiyle, &amp;#8220;Hayat sadece bu dünyadaki yaşayışımızdan ibarettir. Bir daha diriltilecek değiliz&amp;#8221;  diyenler, böylece öbür âlemi, o âlemdeki sorgu suali,  nihai adaletin tecelli edeceği mahkeme-i kübrayı, cennet ve cehennemi inkâr edenler, gafletlerinin farkına vardıklarında &amp;#8211;ne yazık ki- iş işten geçmiş olacaktır.</description>

	</item>

<item>

   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>
	
	<title>ENGELLİLER ve SORUMLULUĞUMUZ</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/news.php#407</link>

	<description>Muhterem Cemaat!&lt;br /&gt;
Yüce Allah insanlara sayısız nimet vermiştir. Ama bazı insanlar doğuştan veya daha sonra bu nimetlerin bir kısmından mahrum kalabilmektedir. Herkes her şeye sahip olamıyor. İnsanın gözleri görmeyebilir, kulakları duymayabilir veya herhangi bir organı sakatlanabilir. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, ülkemizde de engelli insanlarımız bulunmaktadır. Nice insanlar sağlıklı iken bir hastalık veya kaza sonucu engelli olabilmektedir. Bütün bunlar bizim için bir imtihandır. Nitekim Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: &amp;#8220;Andolsun sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele! O sabredenler, başlarına bir musibet geldiği zaman: &amp;#8220;Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz&amp;#8221;  derler.</description>

	</item>

<item>

   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>
	
	<title>KERBELA&amp;#8217;YI ANLAMAK</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/news.php#406</link>

	<description>     Kardeşlerim!&lt;br /&gt;
     Cennet kapılarının ardına kadar açıldığı ramazan ayı, mü&amp;#8217;minlerin malı mülkü, makamı, şöhreti ellerinin tersiyle iterek kefen misali bembeyaz elbiselere bürünüp mahşer provası yaptıkları hac mevsimi derken, Rabbimizin hikmet ve rahmetine mazhar olmuş zaman dilimlerinden olan muharrem ayının içerisinde bulunmaktayız. Şehrullah&amp;#8221; yani Allah&amp;#8217;ın ayı olarak bilinen muharrem ayı, Hicrî takvime göre birinci aydır. Bugün Hicrî 1433&amp;#8217;ncü yılı Muharrem ayının yedisi. Yeni hicrî yılımız hepimiz için mübarek olsun. Muharrem ayının, tarihimizde, kültürümüzde önemli bir yeri vardır. Muharrem ayı aşure ayıdır. Ve muharrem ayı bizlere, ciğerlerimizi dağlayan Kerbela&amp;#8217;yı hatırlatan aydır.</description>

	</item>

<item>

   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>
	
	<title>Eşimiz, Evladımız, Annemiz ve Kadın</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/news.php#405</link>

	<description>Muhterem Müminler!&lt;br /&gt;
Erkek ve kadın olarak insan, Allah&amp;#8217;ın yarattığı en mükemmel varlıktır. Şüphesiz insanın,   erkek ve kadın olarak yaratılmasında sayısız hikmetler mevcuttur. Yaratılışın kanunu budur. Her şey çift olarak yaratılmıştır. &lt;br /&gt;
Kur&amp;#8217;an-ı Kerim&amp;#8217;de ve Sevgili Efendimizin dilinde, kadınıyla erkeğiyle Müslümanlar birbirlerini koruyan, birbirlerine destek olan, sevgi ve saygıyla hayatı paylaşan kardeşler ve dostlar olarak ifade edilmektedir. &amp;#8220;Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, ihanet etmez, yalan söylemez ve onu sıkıntıda bırakmaz.  Müslümanın kanı (canı), namusu ve malı dokunulmazdır, saygındır&amp;#8230;&amp;#8221; </description>

	</item>

<item>

   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>
	
	<title>SANDALYEDE NAMAZ</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/news.php#404</link>

	<description>Değerli Müminler!&lt;br /&gt;
Namaz, kulun Allah&amp;#8217;a en çok yakınlık kazandığı ibadettir. Hz. Peygamber (s.a.v) bu ibadeti &amp;#8220;en hayırlı amel&amp;#8221; olarak tanımlamış , kıyamet gününde hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir.  Bu sebeple namazın terkedilmesi caiz görülmemiş, ima ile de olsa mutlaka kılınması emredilmiştir. Hz. Peygamber &amp;#8220;Kim namazı kasten terkederse Allah'ın himayesi ondan uzak olur&amp;#8221; buyurmuştur. &lt;br /&gt;
Namazın erkânı Kur&amp;#8217;an ve Sünnette belirtilmiş, Hz. Peygamber (s.a.v.) de &amp;#8220;Namazlarınızı benden gördüğünüz gibi kılın&amp;#8221;  buyurmuştur. Namazın rükünleri iftitah tekbiri, kıyam, kıraat, rüku, secde ve ka&amp;#8216;de-i âhiredir. Allah Teâlâ, &amp;#8220;Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, rabbinize kulluk edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz&amp;#8221;  buyurarak namazın bazı rükünlerine işaret etmiştir. </description>

	</item>

<item>

   	 <image>
	
      	<url>http://www.islamiyet.gen.tr/images/logo.png</url>

      	<title>Islamiyet.gen.tr - Huzur Dolu - Novice</title>

      	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/</link>

      	<description>RSS PANEL.</description>

    	</image>
	
	<title>CUMA NAMAZININ FAZİLETİ VE ÖNEMİ</title>

	<link>http://www.islamiyet.gen.tr/news.php#403</link>

	<description>Kıymetli Müminler! &lt;br /&gt;
Cuma namazı Yüce Rabbimizin emrettiği ibadetlerin en önemlilerindendir. Günleri birbirinden farklı kılan şey, o günlerde meydana gelen olaylardır. Nitekim Cuma gününün fazileti ile ilgili olarak Peygamber Efendimiz şöyle buyurdular: &amp;#8220;Üzerine güneş doğan en hayırlı gün Cumadır. Adem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu, yine o gün cennetten çıkarıldı.&amp;#8221;  Cuma gününde duaların geri çevrilmediği mübarek bir saat vardır. Peygamber Efendimiz (a.s.) bu hususta şöyle buyurmaktadır: &amp;#8220;Cuma gününde bir zaman vardır ki şayet bir Müslüman namaz kılarken o vakte rastlayıp Allah&amp;#8217;tan bir şey isterse Allah ona istediğini mutlaka verir.&amp;#8221;  Onun için bu saate icabet saati denilmiştir. </description>

	</item>

</channel>
	</rss>
