REKLAMI KAPAT

Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir. (TAHA/132)

Sık Kullanılanlar
Açılış Sayfası Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin E-Mail Yollayın Arkadaşlarınıza Önerin
Ana Menü
» Ana Sayfa
» Forumlar
» Dosyalar
» Ekart
» Arama
» Dualar
» Elifba
» Online Hatim
» Peygamberlerimiz
» Islamda Kadın
» İslam Tarihi
» Mezhebler
» Dini Siteler
» Haber Arşivi
» Haber Kategorileri
» Ençok Beğenilenler
» Çocuk ve İsim Sözlüğü
» Mübarek Gün ve Geceler
» Şiirler
» Yorumlar
» Makaleler
» Dini Hikayeler
» Rüya Tabirleri
» Resim Galerisi
» Görgü Kuralları
» Namaz Vakitleri
» Fatiha-ı Şerif
» Kelime-i Tevhid
» Salavât-ı Şerif
» Yarışmalar
» İslami Sorular
» Yemek Tarifleri
» Tavsiye Et
» Site Kuralları
» Yardım
» Site Haritası
» Bize Yazın
» Ziyaretçi Defteri
ALLAH (c.c.)

» Esmâül Hüsnâ
» ALLAH (c.c.)ün Sıfatları
» ALLAH (c.c.)ün Kelamı
Sevgili Peygamberimiz

» MEKKE HAYATI
» - Efendimiz'in çocukluğu
» - Peygamberliğin verilişi
» - İlk Müslümanlar
» - Aleni davet
» Tüm Liste

» MEDİNE HAYATI
» - Hicret'in 1.Senesi
» - Hicret'in 2.Senesi
» - Bedir Muharebesi
» - Hicret'in 3.Senesi
» Tüm Liste
MultiMedya Bölümü
İlahiler, Ezgiler, Şiirler
Belgeseller
Çizgi Filimler
Eğitim
Evrad-ı Şerifler
Görüntülü Anlatımlar
Görüntülü Sohbetler
Filimler
Kur'an-ı Kerim Ziyafetleri
Dini Sohbetler
Radyo Islam

Radyoyu Dinlemek İçin"Dinle" ye Basınız

Mezheb, Mezhebler
» Mezheb Nedir
» İtikadi Mezhebler
» Fıkhi Mezhebler
» Hanefi Mezhebi
» Şafii Mezhebi
Yaklaşan Mübarek Gün
ÜÇ AYLARIN BAŞLANGICI

1 RECEP 1433
Mübarek Gün ve Geceler
» Recep Ayı
» Regaib Kandili
» Miraç Kandili
» Şaban Ayı
» Berat Kandili
»
Ramazan Ayı
»
Kadir Gecesi
» Ramazan Bayramı
» Şevval Ayı
» Kurban ve Kurban Bayramı
» Muharrem Ayı ve Aşure Günü
» Safer Ayı
» Kutlu Doğum ve Mevlid Kandili
Bayram-Kandil Mesajları
» Ramazan Bayram Mesajları
» Kurban Bayram Mesajları
» Kandil Mesajları
İlmihal Bilgiler

» Namaz
» 32 Farz
» 54 Farz
» Nasihatler
» Namaz Duaları
» Namaz ile ilgili bilgiler
» Oruç
» Hacc
» Zekat
» Nazar
» Cinler
» Abdest
» Teyemmüm
Kıyamet Günü

» Kıyamet Günü 1
» Kıyamet Günü 2
» Kıyamet Günü 3
» Kıyamet Günü 4
» Kıyamet Günü 5
» Kıyamet Günü 6
REKLAM ALANI

Hicretin 2. senesi Diğer Olaylar


Efendimiz S.A.V'in [ Medine ] Hayat'ı
(622-632)

Hicretin 1. senesi Hicretin 2. senesi
Bedir Muharebesi Hicretin 2. senesi Diğer Olaylar
Hicretin 3. senesi Hicretin 4. senesi
Hicretin 5. senesi Hendek Savaşı
Hicretin 6. senesi Hicretin 7. senesi
Hicretin 8. senesi Mekke'nin Fethi
Huneyn Muharebesi Hicretin 9. senesi
Hicretin 10. senesi Veda Haccı
Vefatı Kaynaklar

Hicretin İkinci Senesinin Diğer Mühim Hâdiseleri


Ramazan orucunun farz kılınması

Ramazan orucu, Kıble’nin Kâbe tarafına çevrilişinden bir ay sonra, Pegamberimizin Medine’ye hicretinin 18. ayının başlarında, Şaban ayında farz kılındı. Bu hususta indirilen âyetlerde meâlen şöyle buyruldu:

“Ey îmân edenler! Oruç, sizden evvelki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı—tâ ki günahtan sakınıp takvâya eresiniz.

“O Ramazan ayı ki, insanlara doğru yolu gösteren, ap açık hidâyet delillerini taşıyan ve hak ile bâtılın arasını ayıran Kur’ân, o ayda indirilmiştir. Kim bu aya erişirse orucunu tutsun. Bu ayda hasta olan veya yolda bulunan, tutamadığı günler kadar, başka günlerde oruç tutsun. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Tâ ki güçlük çekmeden oruç günlerinizi tamamlayın, sizi doğru yola iletmesinden dolayı Allah’ı tekbir ve tâzim edin—böylece Onun nimetlerine şükretmiş olursunuz.”1

Ramazan orucu, İslâm dininin beş şartından biridir.

İbni Ömer (r.a.), Resûlullah Efendimizin bu hususta şöyle buyurduğunu bildirir:

“İslâm beş şey üzerine kuruldu:

1. Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Onun Resûlü olduğuna şehadet getirmek,

2. Namaz kılmak,

3. Zekât vermek,

4. Haccetmek,

5. Ramazan orucunu tutmak”1

Sadaka-ı fıtrın vâcib kılınması

Bu senenin Ramazan ayının sonlarına doğru sadaka-ı fıtır vermek vâcib oldu.

Resûl-i Ekrem Efendimiz, küçük büyük, hür köle, erkek kadın her zengin Müslüman için kuru hurmadan bir sa’ (1040 dirhem)2 veya arpadan bir sa’ veya kuru üzümden bir sa’ veya buğdaydan bir müd (yarım sa’) fıtır sadakası ayrılıp, bunun bayram namazından önce yoksullara verilmesini emretti.



İlk bayram namazının kılınması

Şevvâl hilâli görülüp, sabahleyin güneş yükselince, Resûl-i Ekrem Efendimiz oruçlarını açmalarını ve bayram namazına çıkmalarını Müslümanlara emretti. Sonra da onlarla birlikte bayram namazı kılmak üzere namazgâha çıktı. Hutbeden önce, ezânsız ve kametsiz olarak cemâatle bayram namazı kılındı.

Nebiyyi-i Muhterem Efendimiz Medine’ye teşrif buyurdukları zaman, Medinelilerin iki mahallî bayramı vardı. Peygamber Efendimiz onlara, “Allah Resûlü size onlardan daha hayırlı olmak üzere Fıtır [Ramazan] ve Kurban Bayramı günlerini verdi” buyurdu.3

Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, bayram namazlarını namazgâhta kılardı. Medine’nin namazgâhı, şehrin şark kapısı üzerindeydi.

Peygamber Efendimiz, bayram namazı kılmak üzere namazgâha yürüyerek giderdi. Bayram namazına bir yoldan gider, başka bir yoldan dönerdi. Ramazan Bayramı namazına çıkmadan önce bir şeyler yerlerdi. Ekseriya bunlar, bir kaç hurma olurdu.



Zekâtın farz kılınması

Zekât, Hicretin ikinci yılında Ramazan orucunun farz kılınmasından ve fıtır sadakasının vâcip kılınışından sonra farz kılındı.

Zekât, zengin Müslümanların yıldan yıla belli ölçüsüne göre mallarının bir kısmını zekât niyetiyle ayırıp lâyık olanlara vermelerinden ibaret mâli bir ibâdettir.

Zekât, İslâm dininin beş temel esasından biridir. Kur’ân-ı Kerim’le (Nur, 56; Müzemmil, 20; Hac, 78; Bakara, 110) emredilmiştir. Kur’ân-ı Kerim’de 32 yerde namazla birlikte zikredilmiştir.

Bir hâdis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:

“Her gün, her sabah iki melek inip birisi: ‘Yâ Rab! Zekât ve sadakasını vererek, malını Allah rızası için harcayana, harcadığının yerine yenisini ver’ der. Diğeri de: ‘Yâ Rab! Zekât ve sadaka hakkını ödemeyerek malını sıkana da malını telef et’ der!”1



Hz. Rukiyye’nin vefâtı

Peygamber Efendimizin Hz. Osman’la evli kerimeleri Hz. Rukiyye Bedir Seferi sırasında hastalanmıştı. Hz. Osman, Peygamber Efendimizin emriyle ona bakmak üzere Medine’de kalmış, Bedir’e gidememişti. Zeyd bin Hârise Hazretleri, Bedir Zaferinin haberini Medine’ye getirdiği sırada Hz. Rukiyye vefât etmişti.

Onu Ümmü Eymen yıkadı. Hz. Osman cenaze namazını kıldırdı ve Bakî Kabristanına defnetti.

Hz. Rukiyye, Resûl-i Ekrem Efendimiz otuz üç yaşlarında bulundukları sırada, Hz. Zeyneb’den sonra doğan kerimeleridir. Annesi Hz. Hâtice ile birlikte Müslüman olmuştu. Daha sonra Hz. Osman ile evlenmişti. Resûl-i Ekrem Efendimiz, onların beraber hicret ettiklerini görünce, “Osman Lût’tan (a.s.) sonra, Allah yolunda, âilesi ile birlikte hicret edenlerin ilkidir”1 buyurmuştu.



Ebudderdâ’nın Müslüman olması

Abdullah bin Ravahâ (r.a.) öteden beri Ebudderda’nın kardeşliği idi. Bir gün, eline keseri alıp Ebudderda’nın evindeki putunu kırdı. Ebudderda evine döndüğü zaman hanımı durumu ona haber verdi. Bunun üzerine Ebudderda düşünmeye başladı ve kendi kendine, “Eğer, bu putta bir keramet olsaydı, kendisini korurdu” dedi. Sonra da Müslüman olmak için Peygamberimizin yanına gitti.

Abdullah bin Ravâha, uzaktan onun geldiğini görünce, “Yâ Resûlallah! Gelen Ebudderda’dır. Herhalde bizi görmeye geliyor!” dedi.

Resûl-i Ekrem Efendimiz, “O Müslüman olmak için geliyor. Çünkü Rabbim, Ebudderda’nın Müslüman olacağını bana bildirmişti” buyurdu.

Huzura varan Ebudderda, orada Müslüman oldu. Ev halkı, kendisinden önce Müslüman olmuşlardı.2



Hz. Fâtıma ve Hz. Ali’nin evlenmesi

Hz. Fâtıma, Resûl-i Ekrem Efendimizin Medine’ye teşriflerinden 5 ay sonra Recep ayında Hz. Ali ile nikâhlandı. Hicretin 2. yılında Bedir Gazâsından sonra, Zilhicce ayında da evlendiler.

Hz. Fâtıma, Resûl-i Kibriyâ Efendimizin en küçük kızı ve kızlarının en sevgilisi idi. Peygamber Efendimiz, bir gazâdan veya bir seferden geldiği zaman ilk önce mescide gidip iki rekât namaz kılar, sonra Hz. Fâtıma’ya uğrar, daha sonra da Ezvâc-ı Tâhiratın yanına giderdi.3

Hz. Âişe (r.a.) der ki: “Ben, Fâtıma kadar sözü ve konuşması, Resûlullaha benzeyen bir kimse görmedim. Fâtıma, girdiği zaman, Resûlullah onu şefkatle karşılar, ‘Hoş geldin’ diyerek selâmlardı.

“Ben, Fâtıma’dan daha doğru sözlü bir kimse de görmedim.”1

Hz. Fâtıma’nın (r.a.) yürüyüşü de Nebiyy-i Muhterem Efendimizin yürüyüşüne benzerdi.

Bir gün, Hz. Âişe’ye, “İnsanların, Resûlullaha en sevgili olanı kimdi?” diye soruldu.

Hz. Âişe, “Fâtıma idi” dedi.

“Erkeklerden kimdi?” diye sordular.

“Fâtıma’nın kocası” cevabını verdi.2



Peygamberimiz, kızı Hz. Zeyneb’i Mekke’den getiriyor

Bedir esirleri arasında Peygamberimizin damadı ve Hz. Zeyneb’in kocası Ebû Âs bin Rebi’de bulunuyordu. Bedir Harbi esirleri konusunda bahsettiğimiz gibi, Ebû Âs serbest bırakılınca Mekke’ye gitti. Daha önce Hz. Zeyneb’in hicret etmesine mâni olan Ebû Âs bu sefer kendisini serbest bıraktı.

Resûl-i Kibriyâ Efendimiz de, Bedir Harbinden bir ay veya bir aya yakın bir zaman sonra Zeyd bin Hârise ile Ensardan bir zatı göndererek Hz. Zeyneb’i Mekke’den getirtti.3

Muhacir Müslümanlardan faziletli bir zat olan Osman bin Maz’un vefât etti. Bakî Kabristanına, Muhacir Müslümanlardan ilk defnedilen bu zâttır.



İlk Kurban Bayramı namazı kılınması

Peygamber Efendimiz, Zilhiccenin dokuzunda Sevik Gazasından dönerek Medine’ye kavuşmuştu. Ertesi günü, yani Zilhicce’nin 10. günü Müslümanlarla birlikte namazgâha çıktı. Ezansız ve kametsiz olarak iki rekât Kurban Bayramı namazı kıldırdı. Namazdan sonra bir hutbe irâd etti. Bu hutbelerinde, kurban kesmelerini Müslümanlara emretti. Kendileri de iki kurban kesti.

Satın aldığı semiz, boynuzlu beyaz koçtan birini keserken, “Allah’ım! Bu senin birliğine ve senden bana gelenlere şehâdet eden bütün ümmetim namınadır” dedi.

İkincisini keserken de şöyle buyurdu:

“Allah’ım! Bu da, Muhammed ve Muhammed’in ev halkı içindir.” Bundan, kendileri, ev halkı ve yoksullar yediler.1

İslâmda ilk Kurban Bayramı budur!


 

Kaynak: Salih Suruç'un "Peygamberimizin Hayatı" isimli kitaptan alınmıştır.

Giriş
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla


Üye olmak için tıklayınız

Şifremi unuttum
Hızlı Arama
Kelimeyi Yazın
Kuran
E-Kart Bölümü

» Bayram & Kandil
» Doğa & Manzara
» Gül Çiçek
» Kutsal Mekanlar
» Mekke & Medine
» Mizah & Karikatür
» Sevgi & Dostluk
» Tebrik & Teşekkür
» İlginç & İbretlik
» Şehir & Şenlik
İslami Sorular

» İslami Sorular
» Soru Sorun
» Nasıl Sorulur
Kurân-ı Kerim

» Elif-ba
» Cüzler (1-30)
» Online Hatim Dinle
» Kur'ân-ı Kerim Dinle
» Kur'ân Mucizeleri
» Ayetlerde Kuran'ın Fazileti
» Bazi Sure ve Ayetlerin Faziletleri
» Kur'an'ın Yazılış Tarihi
» Kur'an Okuma Adabı
» Hadislerde Kur'an'ın Fazileti
» Meâller
-E.M.Hamdi Yazır (Türkçe)
-Diyanet Meali (Türkçe)
-The Holy Quran (English)
-Der Heilige Kuran (Deutsch)
-De Heilige Kuran (Dutch)
-Bosnian Kuran-ı Kerim
-Kuran-ı Kerim (Arapça)
Galeriden Seçmeler
Resim 13
Resim 13
Mekke Resimleri
Sahabiler

» Sahabeler
» Hulefa-i Raşidin
» Aşere-i Mübeşşere
En Çok Okunan Haberler
Unutulan Sünnetler 65535
Eşler Arasındaki İlişki 65535
ANNE - BABA HAKKI 65535
GUSÜL (BOY ABDESTİ) 65535
İslamda Kız Erkek Ar... 65535
Yeni Eklenen Şiirler
Toplam Şiirler -=[320]=-
» YARIŞIN ...
» Ağla Eşikte..
» ALEMLERE NUR YAĞIYOR..
» NAAT / SENİN ÜSTÜNE
» Deniz ve Nefs
En Son İnceleme
» Şeytanın Hileleri
» NASIL BiR MUSLUMAN
» Aklı karışıklar için...
» Aşk duası
» DUA
Kadın

» Islamda Kadın
» Evlilik Nedir?
» Eşitlik
» Islam ve Akraba Evliliği
» Komşuluk Hakkı
Çocuklar İçin

» Çocuğun Edebi
» Dini Sualler
» Namaz
» Nasihatler
» Müzikler
Powered by PHP-Fusion v6.01.17 ©

Copyright ® 2005-2009

 
 



Sitede yer alan reklam içeriklerinin www.islamiyet.gen.tr ile bir bağlantısı yoktur. Reklamların konusu dine aykırı ise, şiddetle men etmekteyiz.
Sitemizde yer alan herhangi bir yazı, makale, resim, reklam gibi yerlerdeki olumsuzluk ifade eden şeylere rastlarsanız bize iletiniz.
Sitede verilmiş bağlantıların içeriklerinden sadece site sahipleri, Yazılan yazılardan ise sadece yazarları sorumludur.
Kesinlikle sorumluluk www.islamiyet.gen.tr'e ait değildir.