Hep hikmetli konuşan Lokman Hekim’in derisi siyah, dudakları da kalınmış.
Değerli sözlerini duyarak hayranı olan biri bir gün bakmış ki hayalinde
büyüttüğü Lokman, siyah yüzlü, kalın dudaklı biri. Şaşkınlıkla yüzüne bakarken
Lokman Hekim, adamın içinden geçenleri sezmiş olacak ki, şöyle çıkışmış:
– Birader, neden öyle şaşkın bakıyorsun? Boyayı mı beğenemedin, yoksa boyacıyı
mı?
Sonra da ilave etmiş.
– Bak, demiş, benim ne yüzümün siyahlığında, ne de dudaklarımın kalınlığında bir
tesirim vardır. Onları Yaratan öyle yaratmış, öylesine uygun görmüş. Benim
tercihim değil...
Evet, insanların yüz güzelliği, yahut da çirkinliğiyle kendilerine bir pay
çıkarmaları son derece yanlıştır. Ne güzellikte bir etkisi vardır, ne de
çirkinlikte. Her ikisini de yaratan ve layık gören Allâh-ü azimüşşandır. İnsan
kendi iradesiyle kazandığından sorumludur.
Kaynak: Yeni aile İlmihali, Ahmed Şahin, Cihan Yayınları
|