İsim anlamları – S

SAAD: (Ar.) Er. – Mutluluk, kutluluk.

SAADEDDİN: (Ar.) Er. – Dinin uğurlu ve kutlu kişisi. – Türk dil kuralı açısından “d/l” olarak kullanılır.

SAADET: (Ar.) Ka. – Mutluluk, kutluluk, bahtiyarlık.

SABA: (Ar.) Er. – Gündoğusundan esen hafif rüzgar. Türk müziğinin en eski makamlarından.

SABAH: (Ar.) – Gündüzün ilk saatleri, günün başlangıcı. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SABAHADDİN: (Ar.) Er. – Dinin güzelliği. – Türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılır.

SABÂHAT: (Ar.) Ka. – Güzellik, letafet.

SABAHNUR: (Ar.) Ka. – Sabah ışığı, aydınlığı.

SABBAR: (Ar.). 1. Çok sabırlı. 2. Atlas çiçeği. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SABİ: (Ar.) Er.-Yedinci.

SABİA: (Ar.) Ka. – (bkz. Sabi).

SABİH: (Ar.) Er. – Güzel, şirin.

SABİHA: (Ar.) Ka. – Güzel, latif, şirin.

SABİHAT: (Ar.) Ka. 1. Gemiler. 2. Yıldızlar. 3 İmanlıların ruhları.

SABİR: (Ar.) Er. 1. Sabreden, tahammül eden, Katlanan sabırlı. 2. Acele etmeyen.

SÂBİRE: (Ar.) Ka. – (bkz. Sabır).

SABİT: (Ar.) Er. 1. Değişmeyen, kımıldamayan. 2. Kanıtlanmış, anlaşılmış.

SABİTE: (Ar.) Ka. 1. Hareket etmeyen yıldız, gezegen olmayan yıldız. 2. Matematik formülünde değeri değişmeyen miktar.

SABİYE: (Ar.) Ka. – Küçük kız çocuğu, küçük kız.

SABRİ: (Ar.) Er. – Sabırla ilgili, sabra ilişkin.

SABRİNNİSA: (Ar.) Ka. – Kadınların sabırlısı.

SABRİYE: (Ar.) Ka. – (bkz. Sabri).

SACİD: (Ar.) Er. – Secde eden, alnını yere koyan.

SACİDE: (Ar.) Ka. – (bkz. Sacid).

SAÇI: (Tür.) Ka. – Düğün armağanı. Gelinin başına saçılan şeker, arpa, para gibi şeyler.

SA’D: (Ar.) Er. – Kutlu, uğurlu. İyilik, kuvvetlilik. Ashab isimlerinden, Sa’d b. Ebi Vakkas. Aşere-i Mübeşşere (Cennetle müjdelenmiş olanlar) dandır.

SADA: (Ar.) Ka. – Ses, yankı.

SADAK: (Tür.) Er. 1. Ok koymaya yarayan meşin torba. 2. Sabah yeli.

SADAKAT: (Ar.) Dostluk, içten bağlılık, doğruluk, vefalılık. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SADBERK: (Fars.) Ka. 1. Yüz yapraklı, katmerli. 2. Katmerli bir gül türü.

SADEDDİN: (Ar.) Er. – (bkz. Saadeddin).

SADEDİL: (a.f.i.) Ka. 1. Temiz yürekli. 2. Saf, bön.

SADEGÜL: (a.f.i.) Ka. – Bir gül kadar sade, temiz ve güzel.

SÂDERU: (a.f.i.) Er. – Genç delikanlı.

SADEYN: (Ar.). 1. “İki uğurlular”. 2. Venüs (Zühre) ile Jüpiter (Müşteri) gezegenleri. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SÂDIK: (Ar.) Er. – Doğru gerçek hakiki, yalan olmayan, sahte olmayan. Sadakatli, samimi, bağlı.

SÂDIKA: (Ar.) Ka. – (bkz. Sadık).

SÂDIR: (Ar.) Er. – Hayrette kalan, şaşıran.

SADIRAY: (Ar.) Er. – (bkz. Sadır).

SADİ: (Ar.) Er. – Mutlulukla, uğurla ilgili, uğurlu.

SADİS: (Ar.) Er. – Altıncı.

SADİYE: (Ar.) Ka. – (bkz. Sadi).

SADREDDİN: (Ar.) Er. – Dinin önderi, başı, ileri kişisi.

SADRİ: (Ar.) Er. 1. Göğüsle ilgili, göğse ait. 2. Anneye nisbetle çocuk.

SADRİYE: (Ar.) Ka. – (bkz. Sadri).

SADULLAH: (Ar.) Er. – Tanrının kullu, talihli kıldığı kimse.

SADUN: (Ar.) Er. – Mübarek, kutlu, uğurlu.

SAFA: (Ar.) Er. 1. Üzüntü ve kederden uzak olma, endişesizlik, rahat huzur, iç ferahlığı. 2. Eğlence. 3. Saflık, berraklık.

SAFBESTE: (a.f.i.) Er. – Saf bağlanmış, sıra sıra dizilmiş.

SAFDER: (Ar.) Er. – Düşman saflarını yaran, yiğit.

SAFER: (Ar.) Er. l. Hicri takvimde ikinci ay, sefer. 2. Temiz yürekli, dürüst kimse.

SAFEVİ: (Ar.) Er. – Safı adındaki kimsenin soyundan olan, Fars hükümdarı Şah İsmail’in soyu.

SAFFET: (Ar.) Er. – Saflık, temizlik, arılık, (bkz. Safvet).

SAFİ: (Ar) Er. 1. Katışıksız, katıksız, halis, temiz. 2. Yalnız, sadece, sırf. 3. Kesintilerden sonra kalan kısım, net.

SAFİGÜL: (a.f.i.) Ka. – Gül gibi, katıksız, saf, duru, temiz.

SAFİH: (Ar.) Er. 1. Gökyüzü. 2. Yassı ve düz halde bulunan şey.

SAFİHA: (Ar.) Ka. – Yassı düz ve geniş yüz, levha. Levha halinde bulunan maden, saç.

SAFİNAZ: (Fars.) Ka. – Çok nazlı, çok naz eden.

SAFİNUR: (Ar.) Ka. – Çok nurlu, çok aydınlık, temiz kimse.

SAFİR: (İbr.) – Mavi renkli, değerli bir süs taşı, göktaşı. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SAFİRE: (Ar.) Ka. 1. İnce güzel ses. 2. Islık.

SAFİYE: (Ar.) Ka. – Katışıksız, katıksız, halis, temiz. Saflık, halislik.

SAFİYET: (Ar.) Ka. – Saflık, temizlik, masumluk.

SAFİYULLAH: (Ar.) Er. 1. Temiz yürekli. 2. Hz. Âdem’in lakabı.

SAFİYÜDDİN: (Ar.) Er. – Dini temiz, dini pak.

SAFVET: (Ar.) Er. – Saflık, temizlik, paklık, arılık, halislik.

SAFVETULLAH:  (Ar.) Er. – Hz. Muhammed (s.a.s)’in isimlerinden.

SAFZEN: (a.f.i.) Er. – (bkz, Safder).

SAĞAN: (Tür.) Er. – Hızlı uçan, uzun dar kanatlı küçük kuş.

SAĞANALP: (Tür.) Er. – (bkz. Sağan).

SAĞBİLGE: (Tür.) Er. – Hekim, doktor.

SAĞCAN: (Tür.) Er. – Sağlıklı kimse.

SAĞINÇ: (Tür.) Er. – Emel, istek, amaç, düşünce.

SAĞIT: (Tür.) Er. – Silah.

SAĞLAM: (Tür.) Er. 1. Hasta veya sakat olmayan. Kolayca hasara uğramayan, bozulmayan, dayanıklı. 2. Doğru, gerçek, sahih. 3. Güvenilir, emin. 4. Mutlaka, muhakkak, herhalde.

SAĞLAMER: (Tür.) Er. – (bkz. Sağlam).

SAĞMAN: (Tür.) Er. – Sağlıklı kim­se. Eksiksiz, kusursuz, güvenilir kim­se.

SAĞUN: (Tür.) Er. – Saygın, kutsal.

SAHABE: (Ar.) Er. 1. Sahipler, sahip çıkanlar, tutanlar. 2. Asr-ı saadet döneminde yaşamış ve Hz. Muhammed’i görmüş mü’min kimse.

SAHABET: (Ar.) Ka. – Sahip çıkma. Koruma, arka olma, yardım etme.

SAHAVET: (Ar.) Er. – El açıklığı, cömertlik.

SAHBA: (Ar.) Ka. 1. Al, kızıl. 2. Şarap, kırmızı şarap.

SAHİBE: (Ar.) Ka. 1. Sahip. Koruyan, gözeten. 2. Bir iş yapmış olan. 3. Herhangi bir niteliği olan.

SAHİBKIRAN: (f.a.i.) Er. 1. Her zaman basan, üstünlük kazanan hükümdar. 2. Ünlü bir çeşit lale.

SAHİL: (Ar.) Ka. – Deniz, nehir, göl kıyısı.

ŞAHİN: (Ar.) Er. 1. Kadın. 2. Sık. Katı, pek.

ŞAHİNE: (Ar.) Ka. – (bkz. Şahin).

SAHİR: (Ar.) Er. – Gece uyumayan, uykusuz.

SAHİRE: (Ar.) Ka. 1. Geceleri uyumayan, uykusuz. 2. Büyücü, büyüleyici güzel.

SAHRA: (Ar.) Ka. – Kır, ova, çöl.

SAHRE: (Ar.) Er. – Kaya. Kütle.

SAHRETULLAH: (Ar.) Er. – Beytü’l-Makdis’de Beni İsrail peygamberlerinin ibadet ettikleri meşhur kaya. Hz. Peygamber (s.a.s) Miraç gecesinde semaya buradan çıkmıştır.

SAHUR: (Ar.) Er. 1. Gece uyanıklığı, uykusuzluk. 2. Ay ağılı, hale. Dünya’nın Ay’a düşen, Ay tutulmasını meydana getiren gölgesi.

SAİB: (Ar.) Er. – Hedefe doğru ulaşan. İsabetli olan, doğru olan, hata etmeyen. – Türk dil kuralı açısından “b/p” olarak kullanılır.

SAİD: (Ar.) Er. – Mübarek, kutlu, uğurlu. Mübarek, mesut. Sevap kazanmış, Allah katında makbul tutulmuş. Sahabe isimlerinden

SAİDE: (Ar.) Ka. – (bkz. Said).

SAİK: (Ar.) Er. – Sevk eden, götüren. Süren sürücü.

SAİKA: (Ar.) Ka. – (bkz. Saik).

SÂİM: (Ar.) Er. – Oruç tutan kimse, oruçlu.

SÂİME: (Ar.) Ka. – (bkz. Saim).

SAİR: (Ar.) Er. – Seyreden, hareket eden, yürüyen.

SAİRE: (Ar.) Ka. – (bkz. Sair).

SÂKIB: (Ar.) Er. 1. Delen, delik açan. 2. Çok parlak. – Türk dil kuralı açısından “b/p” olarak kullanılır.

SAKIBA: (Ar.) Ka. 1. Parlak, ışıklı. 2. Delen, delik açan.

SAKİ: (Ar.) Er. – Su veren, su dağıtan. Kadehle içki sunan.

SAKİN: (Ar.) Er. 1. Hareketsiz olan, oynamayan. 2. Uslu kendi halinde yavaş. 3. Bir yerde yerleşen, oturan.

SAKİNE: (Ar.) Ka. 1. Hareketsiz, kımıltısız, durgun. Sessiz. 2. Heyecanı veya kızgınlığı olmayan.

SAKMAN: (Tür.) Er. 1. Uyanık, akıllı kimse. 2. Sessiz sakin kimse.

SALABET: (Ar.) 1. Peklik, katılık, sağlamlık. 2. Manevi kuvvet, dayanma. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SALAH: (Ar.) Er. 1. Düzelme, iyileşme, iyilik. 2. Barış. 3. Dine olan bağlılık.

SALAHADDİN: (Ar.) Er. – Dinine bağlı kimse. – Türk dil kuralına göre “d/t” olarak kullanılmakladır.

SALAR: (Fars.) Er. – Baş, kumandan, başbuğ, önder.

SALÂT: (Ar.) Er. – Namaz.

SALCAN: (Tür.) Er. – (bkz. Salar).

SALDAM: (Tür.) Er. – Ciddilik, ağırbaşlılık.

SALİH: (Ar.) Er. 1. Yarar, yakışır, elverişli, uygun. Salahiyeti bulunan, yetkili. 2. Dinin emir ve yasaklarına uyan, iyi ahlak sahibi, muttaki.

SÂLİHA: (Ar.) Ka. – Dinin emir ve yasaklarına uyan, iyi ahlak sahibi (kadın). – (bkz. Salih).

SALIK: (Tür.) Er. – Haber, bilgi. Haberci.

SALIKBEY: (Tür.) Er. – (bkz. Salık).

SALİM: (Ar.) 1. Hasta veya sakat olmayan, sağlam. 2. Ayıpsız, kusursuz, noksansız. 3. Korkusuz, endişesiz, emin. 4. Aruzda cüzlerinden hiçbiri zihafa uğramayan vezin.

SALİME: (Ar.) Ka. – (bkz. Salim).

SALİSE: (Ar.) Ka. 1. Üçüncü. 2. Saniyenin altmışta biri. 3. Binbaşılık derecesinde mülki rütbe.

SALKIM: (Tür.) Ka. – Üzüm gibi birçoğu bir sap üzerinde bir arada bulunan yemiş. Üzerinde kısa saplı dallar bulunan çiçek. Akasya.

SALMAN: (Tür.) Er. – Başıboş, serbest, özgür.

SALTAR: (Tür.) 1. Tek, yalnız. 2. Yalnız başına giden. 3. Temiz, saf. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SALTI: (Tür.) Er. – Gezgin, yolculuk eden.

SALTIK: (Tür.) Er. 1. Kendi başına var olan, bağımsız, koşulsuz, mutlak. 2. Salıverilmiş, bırakılmış, azat edilmiş, özgür.

SALTUK: (Tür.) Er. – Erzurum ve yöresinde Selçuklular devrinde Saltuklular beyliğini kuran Türk beyi Emir Saltuk (1072).

SALTUKALP: (Tür.) Er. -(bkz. Saltık).

SALUR: (Tür.) Er. 1. Kılıç. 2. Oğuzların Üçok boyuna bağlı bir Türk kabilesi.

SALVECÂR: (Ar.) Er. – Çevgan, cirit oynanılan eğri sopa.

SAMAHAT: (Ar.) Ka. – Cömertlik, el açıklığı, iyilikseverlik, (bkz. Semahat).

SAMAN: (Fars.) Er. 1. Zenginlik. Rahat, dinç. 2. Düzen.

SAMED: (Ar.) Er. – Ezeli, ebedi ve yüce olan ve hiç kimseye veya şeye ihtiyacı olmayan, mutlak malik olan yüce Allah. – Allah’ın isimlerindendir. “abd” takısı almadan kullanılmaz. Abdüssamed.

SAMİ: (Ar.) Er. 1. İşiten, duyan dinleyen. Dinleyici. 2. Yüksek, yüce.

SÂMİA: (Ar.) Ka. – İşitme duygusu, hissi.

SAMİH: (Ar.) Er. – Cömert, eli açık.

SAMİHA: (Ar.) Er. – (bkz. Samih).

SAMİM: (Ar.) Er. – Bir şeyin merkezi, içi, asli kısmı.

SAMİME: (Ar.) Ka. – (bkz. Samim).

SAMİN: (Ar.) Er. – Sekizinci.

SAMİR: (Ar.) Er. – (bkz. Samire).

SAMİRE: (Ar.) Ka. – Meyveli, meyva veren.

SAMİYE: (Ar.) Ka. – Yüksek, yüce.

SANAÇ: (Tür.) – Dağarcık. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SÂNAHÂT: (Ar.) – Çok düşünmeden fikre doğan, akla gelen şeyler. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SANAK: (Tür.) Er. 1. Kısa zaman, az süre. 2. Fikirsiz, düşüncesiz.

SANAL: (Tür.) Adın duyulsun, ün kazan. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SANALP: (Tür.) Er. – (bkz. Sanal).

SANAT: (Ar.) – Sanat, ustalık, hüner, marifet. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SANAY: (Tür.) – Ay san. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SANBAY: (Tür.) Er. – Ünlü kimse.

SANBERK: (Tür.) Er. – Gücüyle tanınmış, ün yapmış.

SANCAKTAR: (Tür.) Er. – Sancak taşıyan kimse. Sancak taşıma görevlisi.

SANCAR: (Tür.) Er. 1. Kısa kama. 2. Saplar, batırır, yener. 3. Selçuklu sultanlarından birisinin adı.

SANEM: (Ar.) 1. Put. 2. Çok güzel kadın. – İsim olarak kullanılmaz.

SANER: (Tür.) Er. – Ünlü, tanınmış kimse.

SANEVBER: (Ar.) Ka. 1. Çam fıstığı. Çam fıstığı kozalağı. 2. Sevgilinin boyu-posu.

SÂNEVİ: (Ar.) Er. – İkinci.

SANİ: (Ar.) Er. 1. İkinci. 2. Yapan, işleyen, meydana getiren. 3. Yaratan. Allah’ın isimlerinden.Saniullah veya Abdüssani şeklinde isim olur.

SANİA: (Ar.) Ka. – Düzme, uydurma iş, tuzak, hile.

SANİH: (Ar.) Er. – Zihin ve düşüncede oluşup çıkan, fikre doğan.

SANİHA: (Ar.) Ka. – (bkz. Sanih).

SANİYE: (Ar.) Ka. 1. Bir dakikanın veya derecenin altmışta biri. 2. İkinci derecede mülki rütbe.

SANNUR: (Tür.) Ka. – Nurlu, ışıklı, güzel.

SANVER: (Tür.) Er. – (bkz. Sanal).

SARA: (İbr.) Ka. 1. Prenses. 2. (Fars.) Hz. İbrahim’in hanımı. 3. Halis, katkısız, temiz.

SARAÇ: (Ar.) Er. 1. Koşum, eğer takımlarıyla benzeri şeyler yapan veya satan kimse. Meşin üzerine süsleme yapan kimse. 2. Sirac kelimesinin değişikliğe uğramış şekli. Kandil.

SARAHAT: (Ar.) – Açıklık, ibarede açıklık. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SARÂMET: (Ar.) Er. – Yiğitlik.

SÂRBAN: (Fars.) Er. – Deve sürücüsü. Deveci.

SARÇE: (Fars.) Ka. – Serçe.

SARDUÇ: (Tür.) Er. – Bülbül.

SARGAN: (Tür.) Er. 1. Çorak yerlerde biten bir ot. 2. Bir tür balık.

SARGIN: (Tür.) 1. Candan, içten, yürekten. 2. Çekici cazibeli. 3. Kapa­lı, puslu hava. 4. İstekli, hevesli. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SARGINAL: (Tür.) Er. – (bkz. Sargın).

SARGUT: (Tür.) Er. – İhsan, bağış, ödül.

SARIALP: (Tür.) Er. – Sarışın yiğit. Ruhi Sarıalp’, Türk atlet ve yönetici.

SARICABAY: (Tür.) Er. – (bkz. Sarıalp).

SARIÇİÇEK: (Tür.) Ka. 1. Sarı renkli çiçek. 2. Artvin ve çevresinde oynanan bir tür halk oyunu.

SÂRİF: (Ar.) Er. – Sarfeden, harcayan. Değiştiren.

SARİFE: (Ar.) Ka. -(bkz. Sarif).

SARİH: (Ar.) Er. 1. Açık, meydanda. Belli, hüveyda. 2. Saf, halis. Saf, halis Arap kanı (at).

SARİHA: (Ar.) Ka. – (bkz. Sarih).

SARİM: (Ar.) Er. – Keskin, kesici.

SÂRİME: (Ar.) Ka. – (bkz. Sarim).

SARKAN: (Tür.) Er. – Kovan.

SARMAŞIK: (Tür.) Ka. – Koyu yeşil renkli, değişik biçimli yapraklan olan tırmanıcı bir bitki.

SARP: (Tür.) Er. 1. Çetin, sert, şiddetli. 2. Dik, çıkılması ve geçilmesi zor.

SARPER: (Tür.) Er. – Sert, güçlü erkek.

SARPHAN: (Tür.) Er. – (bkz. Sarper).

SARPKAN: (Tür.) Er. – Sert, güçlü soydan gelen.

SARRA: (Ar.) Ka. – Sevindirici, sevinçli.

SARTIK: (Tür.) Er. – Azad olunmuş, salıverilmiş, özgür.

SARU: (Tür.) Er. – Sarı benizli, tenli insan.

SARUBATU: (Tür.) Er. – Osman Beyin kardeşi.

SARUCA: (Tür.) Er. – (bkz. Sarıca).

SARUHAN: (Tür.) Er. – Harizm’den gelip Anadolu’ya yerleşen Saruhanoğulları beyliğinin kurucusu.

SARVAN: (Tür.) Er. – Deve süren, deveci.

SATI: (Tür.) Ka. 1. Satma, satış. Alışveriş. 2. Düğün armağanı.

SATIBEY: (Tür.) Er. – (bkz. Satı).

SATIGÜL: (Tür.) Ka. – (bkz. Satı).

SATIKBUĞRA: (Tür.) Er. – (bkz. Satılmış, Buğra).

SATILMIŞ: (Tür.) Er. – Uzun ömürlü olması için doğumundan önce ermişlere adanan çocuk, satı.

SATUK: (Tür.) Er. – (bkz. Satılmış).

SATVET: (Ar.) Er. – Ezici kuvvet, zorluluk.

SAV: (Tür.) 1. Söz, haber, dedikodu. İleri sürülerek savunulan düşünce. 2. Sağlam. 3. Şöhret, ün. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SAVAŞ: (Tür.) Er. – İki taraf teşkilat, ülke veya ülkeler topluluğu arasında meydana gelen silahlı vuruşma, cenk, muharebe, harb. Doğuş, kavga. Mücadele uğraş.

SAVAŞER: (Tür.) Er. – Savaşan asker, insan, savaşçı.

SAVAT: (Tür.) Er. – Gümüş üstüne yapılan çizgiler, süsler.

SAVER: (Tür.) Er. – Sağlam, zinde, güçlü erkek.

SAVGAT: (Tür.) Er. – Hediye, armağan, bahşiş, ihsan.

SAVLET: (Ar.) Er. – Şiddetli saldırı, hücum.

SAVNİ: (Ar.) Er. – Koruma, gözetme ile ilgili.

SAVTEKİN: (Tür.) Er. – (bkz. Sav).

SAVTUNA: (Tür.) Er. – Sözünde duran kimse.

SAVTUR: (Tür.) Er. – Sağlıklı kal, hoşça kal.

SAYAR: (Tür.) – Saygılı, hürmet eden. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SAYE: (Fars.) 1. Gölge. 2. Sahip çıkma, koruma, siyanet. Yardım. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SÂYEBÂN: (Fars.) Ka. 1. Sayvan, gölgelik. Büyük çadır. 2. Koruyan.

SÂYEDÂR: (Fars.) Er. 1. Gölgeli, gölgesi olan, gölge eden. 2. Koruyan, sahip çıkan.

SÂYEZÂR: (Fars.) Ka. – Gölgelik.

SAYFİ: (Ar.) Er. – Yaza ait, yazla ilgili.

SAYFİYYE: (Ar.) Ka. – Yazlık, yazlık ev.

SAYGI: (Tür.) – İnsanlara karşı dikkatli, ölçülü, özenli davranmaya neden olan sevgi duygusu değer yargısı. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SAYGIN: (Tür.) – Saygı gören, sayılan, hatırlı. – Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SAYGUR: (Tür.) Er. – (bkz. Saygın).

SAYGÜL: (Tür.) Ka. 1. (bkz. Saygın). 2. Nadir, eşsiz gül, sayılı gül.

SAYHAN: (Tür.) Er. – Adaletli yönetici, hükümdarların adili, ölçülüsü.

Bu yazıyı paylaşın.

PinIt

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2005-2016 www.islamiyet.gen.tr All rights reserved.
Bu sitede yer alan bilgileri kaynak göstererek yayımlayabilirsiniz.
Islamiyet.gen.tr Islami Bilgi Kaynagi 02122120000 bilgi(at)islamiyet.gen.tr
Yukarı
Devamını oku:
Billâhi Nedir?

"Allahü teâlâya yemîn ederim" mânâsına, yemîn sözlerinden biri. (Bkz. Yemîn)

Kapat